YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/3678
KARAR NO : 2014/9301
KARAR TARİHİ : 26.03.2014
Tebliğname No : 2 – 2011/243044
MAHKEMESİ : Pasinler Sulh Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 02/02/2011
NUMARASI : 2009/69 (E) ve 2011/25 (K)
SUÇ : Hakaret
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Hakaret fiillerinin cezalandırılmasıyla korunan hukuki değer, kişilerin onur, şeref ve saygınlığı olup bu suçun oluşabilmesi için davranışın kişiyi küçük düşürmeye matuf olarak gerçekleşmesi gerekmektedir. Bir hareketin tahkir edici olup olmadığı bazı durumlarda nispi olup zamana, yere ve duruma göre değişebilmektedir. Kamu görevlileri veya sivil vatandaşa yönelik her türlü ağır eleştiri veya rahatsız edici sözlerin hakaret suçu bağlamında değerlendirilmemesi, sözlerin açıkça onur, şeref ve saygınlığı rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnadını veya sövmek fiilini oluşturması gerekmektedir. Somut olayda; sanıkların, yönetiminden memnun olmadıkları şikayetçi emniyet müdürünün soruşturulması için yetkili makama yazdıkları şikayet dilekçesinde yer alan “Korkak olmayan, aldığı maaşı hak eden, sürekli makamda olan”bir emniyet amirinin ilçeye atanmasını isteme şeklindeki ifadeler bir bütün olarak değerlendirildiğinde, şikayetçinin onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmayıp ağır eleştiri niteliğinde olduğu ve hakaret suçunun unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden, yasal olmayan ve yerinde görülmeyen gerekçeyle mahkumiyet kararı verilmesi,
2-Kabule göre de;
Sanıklar hakkında hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olan TCK’nın 53/1. maddesindeki hak yoksunluklarına hükmedilmemesi,
Kanuna aykırı ve sanıklar S.. P.. ve M.. M..’nun temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnamedeki onama düşüncesinin reddiyle HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 26/03/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.