Yargıtay Kararı 5. Ceza Dairesi 2013/459 E. 2014/926 K. 28.01.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/459
KARAR NO : 2014/926
KARAR TARİHİ : 28.01.2014

Tebliğname No : 4 – 2010/320054
MAHKEMESİ : Ankara 3. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 20/10/2010
NUMARASI : 2010/344 Esas, 2010/629 Karar
SUÇ : Görevi yaptırmamak için direnme, hakaret

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
5271 sayılı CMK’nın 231/5. maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının verilebilmesi için, aynı maddenin 6. fıkrasında zararın ödenmesi koşulu öngörülmüş ise de, bu koşulun aranabilmesi için suçun niteliği veya işleniş biçimine ve doğurduğu sonuçlarına göre ortada maddi bir zararın bulunmasının zorunlu olduğu, işlendiği kabul edilen görevi yaptırmamak için direnme ve hakaret suçlarının meydana getirdiği somut maddi bir zarardan söz edilemeyeceği gözetilerek, daha önce işledikleri kasıtlı bir suç bulunmayan sanıkların kişilik özellikleri ve duruşmadaki tutum ve davranışları irdelenerek yeniden suç işleyip işlemeyecekleri hususunda ulaşılacak kanaate göre, hükümlerin açıklanmasının geri bırakılmasının gerekip gerekmediğine karar verilmesi gerekirken, 231/6. maddedeki objektif ve subjektif koşullar değerlendirilmeksizin, “…yaralanmadan dolayı oluşan zararı gidermedikleri, pişmanlık ortaya koymadıkları, duruşmadaki tutum ve davranışları gözetildiğinde….” şeklinde ve TCK’nın 62 ile 50. maddelerinin uygulanma gerekçeleriyle çelişen, yasal ve yeterli olmayan gerekçelerle hükümlerin açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Kabule göre de;
TCK’nın 125/3-a maddesinde hakaret eylemi için hapis cezası ile adli para cezasının seçenek yaptırım olarak öngörüldüğü halde, aynı Kanunun 50/2. maddesinde belirtilen “suç tanımında hapis cezası ile adli para cezasının seçenek olarak öngörüldüğü hallerde, hapis cezasına hükmedilmişse; bu ceza artık adli para cezasına çevrilmez.” hükmüne aykırı şekilde mahkemece hapis cezası takdir ve tercih edilmiş olmasına rağmen bu cezaların daha sonra adli para cezasına çevrilmesi,
Kanuna aykırı, sanıklar ve müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK’nın 321 ve 326. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 28/01/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.