YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/4368
KARAR NO : 2014/13680
KARAR TARİHİ : 09.12.2014
MAHKEMESİ : Ankara 10. Sulh Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 30/01/2014
NUMARASI : 2013/188-2014/115
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı itirazın iptali davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, davalı borçlu aleyhine kira tahsili amacıyla tahliye istekli olarak başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece alacak yönünden davanın kısmen kabul ile kısmen reddine karar verilmiş karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı tarafından kiralanan taşınmazın kira bedellerinin ödenmemesi veya sözleşme şartların öngördüğü şekilde artış yapılmadan eksik ödenmesi üzerine başlatılan takibe borçlu kiracının kısmi itirazda bulunduğundan itirazın kaldırılması, asıl alacağın % 20 sinden az olmamak üzere davacı lehine icra inkâr tazminatı verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı ve kızına ait meskenlerin site aidatı ve emlak vergilerinin kendisi tarafından kiraya mahsuben ödendiğinden, 3260 TL borcu kabul ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
1-Dosya kapsamına, toplanan delillere, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verilmiş olmasına göre davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davalı kiracının kabul ettiği miktara yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; Davacı alacaklı 04.12.2012 tarihli takip talebi ile 15.06.2009 tarihli kira sözleşmesine dayanarak eksik ödenen kira bedelleri toplamı 17.755 TL’nin borçlu davalıdan tahsilinin istendiği, davalı borçlunun aylık kira miktarına kısmen itiraz etmekle birlikte toplam 3260 TL kira borcu bulunduğunu kabul ederek kalan kısmına itiraz ettiği, bunun üzerine davacı tarafından 14.495 TL üzerinden itirazın iptalinin talep edildiği anlaşılmaktadır. Mahkemece, hükme esas alınan bilirkişi raporunda davalının toplam borcunun 7.884,12 TL olduğu davalı-borçlu tarafından kabul edilen 3260 TL’nin mahsubu sonucu 4624,12 TL yönünden itirazın iptali ve bu miktar üzerinden %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiği şeklinde rapor verildiği görülmektedir. Mahkemece bahsi geçen rapora dayanılmış olmasına rağmen, kabul edilen 3260 TL alacağın mahsubu ile geriye kalan alacak üzerinden itirazın iptaline ve bu miktar üzerinden icra inkar tazminatına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde 7884,12 TL alacak yönünden itirazın iptaline ve takibin bu miktar üzerinden devamına ve bu miktar üzerinden icra inkar tazminatına karar verilmesi doğru değildir.
3) Davalının daireye ilişkin ödediği bakım onarım aidatına ilişkin itirazlarına gelince; 12.12.2012 tarihli site yönetimince düzenlenen belgede daireye ilişkin olarak davalı tarafından davacı adına 15.930 TL ödeme yapıldığı belirtilmiş olmasına rağmen alınan bilirkişi raporunda toplam 14.430 TL ödeme yapıldığının belirtildiği, davalının itirazı üzerine alınan ek raporda ise ödenen bedelin neden 14430 TL olarak hesap edildiğine ilişkin hiçbir açıklama yapılmadığı görülmektedir. Bilirkişi raporu denetime elverişli değildir. Bu nedenle hükme esas alınamaz. Mahkemece bu hususlar üzerinde durularak Yargıtay denetime elverişli olacak şekilde davalı tarafından daireye ilişkin ödemeler konusunda ek bilirkişi raporu alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik inceleme ile karar verilmesi doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda (2) ve (3) No’lu bentlerde açıklanan nedenlerle davalının temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün alacağa ilişkin kısmının BOZULMASINA ve istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 09/12/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.