YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/5657
KARAR NO : 2014/6858
KARAR TARİHİ : 27.05.2014
MAHKEMESİ : Konya 2. Sulh Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 27/02/2014
NUMARASI : 2013/848-2014/360
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı itirazın iptali ve tahliye davasına dair karar, davacı ve davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, kira alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali, icra inkar tazminatı ve tahliye istemine ilişkindir. Mahkemece itirazın iptali isteminin kısmen kabulüne, kabul edilen asıl alacak tutarı üzerinden davacı yararına %20 icra inkar tazminatına, tahliye istemi konusuz kaldığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, hüküm davacı ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili dava dilekçesinde; 01.10.2010 tarihli sözleşme uyarınca kiracı olan davalının 01.05.2012-01.05.2013 tarihleri arası ödenmesi gereken toplam 66.350 TL kira bedellerini ödemediğini, alacağın tahsili için tahliye istemli olarak Konya 5. İcra Müdürlüğünün 2013/4814 sayılı dosyası ile başlatılan icra takibinde, davalının borcun 6.350 TL’lik kısmını kabul ile kalan 60.000 TL’lik kısmına itiraz ettiğini belirterek, itiraza konu 60.000 TL ve işlemiş faiz yönünden itirazın iptaline, kiralananın tahliyesine ve %20 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili; davanın icra mahkemesinde görülmesi gerektiğini, takibe konu aylar itibariyle müvekkilinin davacıya 60.000 TL tutarında ödeme yaptığını, ödemenin davacı tarafından düzenlenen hesap ekstresinde gözüktüğünü, alacağın itiraz edilmeyen kısmının takip dosyasına ödendiğini, bu sebeple ödenmemiş kira alacağı bulunmadığını belirterek davanın reddini istemiştir. Mahkemece davalı tarafından dosyaya sunulan ve davacıdan sadır olan hesap ekstresindeki ödeme tutarının 33.000 TL olup bu tutarın alacaktan düşülmesi suretiyle bakiye 27.000 TL asıl alacağa yönelik itirazın iptaline, asıl alacak tutarı üzerinden %20 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline, kiralanan tahliye edilmiş olmakla tahliye istemi konusuz kaldığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, yargılama giderinin davalıya yükletilmesine karar verilmiştir.
Davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde; Davada dayanılan ve hükme esas alınan 01.10.2010 başlangıç tarihli ve bir yıl süreli kira sözleşmesi konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Davacı iş bu kira sözleşmesine dayalı olarak 03.06.2013 tarihinde tahliye ve haciz istekli olarak başlattığı icra takibinde 01.05.2012 – 01.05.2013 tarihleri arası ödenmeyen 66.350 TL kira alacağı ve 3.425,78 TL işlemiş faizin tahsilini istemiştir. Davalı ise borca itiraz ve savunmasında; Anılan döneme ilişkin olarak davacı tarafından düzenlenip davalıya verilen hesap ekstresini dosyaya sunmuş ve ekstre uyarınca davacıya 60.000 TL ödeme yaptığını savunmuştur. “Cari Hareket Raporu” ve “Kiradaki Mülk Bilardo Salonu” başlıklı hesap ekstrelerinde 01.05.2012 tarihinden itibaren yapıldığı belirtilen ödeme tutarı 60.000 TL olmakla birlikte davacı vekili yapılan ödemelerin
01.05.2012 tarihinden önceki dönem kira alacaklarına mahsup edildiğini, davalının takip konusu aylara yönelik bir ödemesinin olmadığını belirtmiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık yapılan ödemelerin icra takibine konu edilen aylara yönelik olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. TBK’nun 101.maddesi hükmüne göre; Birden çok borcu bulunan borçlu, ödeme gününde bu borçlardan hangisini ödemek istediğini alacaklıya bildirebilir, borçlu bildirimde bulunmazsa, yapılan ödeme, kendisi tarafından derhal itiraz edilmiş olmadıkça alacaklının makbuzda gösterdiği borç için yapılmış sayılır. TBK’nun 102.madde hükmüne göre ise; Kanunen geçerli bir açıklama yapılmadığı veya makbuzda bir açıklık bulunmadığı durumda ödeme, muaccel borç için yapılmış sayılır. Birden çok borç muaccel ise ödemenin, borçluya karşı ilk olarak takip edilen borç için yapılmış olduğu kabul edilir. Takip yapılmamış ise vadesi ilk önce gelmiş olan borç için yapılmış sayılır. Uyuşmazlığa bu çerçeveden bakıldığında; davalının ödeme belgesi olarak sunduğu davacıdan sadır hesap ekstresinde; ödemelerin hangi ayın kira borcundan düşüleceğine ilişkin bir açıklamaya yer verilmediği, her ay peşin olarak ödenmesi gereken kira bedellerinin ait olduğu ay belirtilerek kiracı hesabına borç olarak kaydedildiği, davalının yaptığı ödemelerin ise bakiye alacaktan düşüldüğü, 29.04.2013 tarihli kısmi ödeme sonrası borç bakiyesinin 66.250 TL olarak kaydedildiği görülmüştür. Bu açıklamalara göre davalı tarafından yapılan kısmi ödemelerin takip konusu aylardan düşülmesine yönelik kabul ve gerekçe dosya içeriği ile örtüşmemektedir. Mahkemece somut olayın yukarıda açıklanan ilke ve esaslar çerçevesinde değerlendirilerek alacak istemi hakkında bir karar verilmesi gerekirken hukuksal dayanağı olmayan ve dosya içeriğine uygun düşmeyen gerekçe ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edenlere iadesine 27/05/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.