YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/3828
KARAR NO : 2014/13840
KARAR TARİHİ : 11.12.2014
MAHKEMESİ : Adana 4. Sulh Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 17/12/2013
NUMARASI : 2013/509-2013/1478
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı itirazın iptali ve tahliye davasına dair karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava kira alacağının tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali ve tahliye istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili dava dilekçesinde; Davalının müvekkiline ait olan taşınmazda kiracı sıfatı ile ikamet ettiğini, müvekkilinin söz konusu taşınmazı 21/11/2008 tarihinde iktisap ettiğini, davalının herhangi bir kira bedeli ödemediğini, bunun üzerine Adana 4. Noterliğinin 27/01/2011 tarih ve 2326 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile, 01/01/2011 tarihinden itibaren aylık 500,00 TL kira parasının ödenmesini bildirdiklerini ihtarnamenin 08/02/2011 tarihinde davalıya tebliğ edilmesine rağmen davalı tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığını, bunun üzerine davacı tarafından, davalı aleyhine icra takibi başlatıldığını, davalının icra takibine itiraz ettiğini ve takibin durduğunu belirterek, davalının itirazının iptali ile taşınmazdan tahliyesine, davalının haksız itirazı nedeniyle %40’tan aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili arada sözlü veya yazılı kira ilişkisi bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece davacının sözlü kira ilişkisini ispat edemediği, davacıya yemin teklif hakkı hatırlatıldığı ve yemin teklifinde bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
HMK’nun 190.maddesi uyarınca ispat yükü, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Somut olayda davacı kira ilişkisinin varlığından hareketle alacak isteminde bulunmuş olup bu açıdan kira ilişkisinin varlığını ispat külfeti davacıya aittir. HMK’nun 189/3.maddesi uyarınca kanunun belirli delillerle ispatını emrettiği hususlar başka delillerle ispat olunamaz. Aynı yasanın 200.maddesine göre bir hakkın doğumu, düşürülmesi, devri, değiştirilmesi, yenilenmesi, ertelenmesi, ikrarı ve itfası amacıyla yapılan hukuki işlemlerin yapıldıkları zamanki miktar ve değeri 2.500 Türk Lirasını geçtiği takdirde senetle ispat olunması gerekir. Ancak somut olayda; Davacı ve davalı baba kız olup, HMK 203/1 uyarınca davacı kira ilişkisini her türlü delille ispat edebilir, tanık dinletebilir. Davacı 24.05.2013 tarihli delil dilekçesi ile kira ilişkisinin varlığına dair tanık isimlerini bildirmiş, Mahkemece 17.12.2013 tarihli ara karar ile miktar itibarı ile tanık dinletme talebinin reddine karar verilmiş ise de, yukarıda açıklandığı üzere davacı tarafın delillerinin toplanması, bildirdiği tanıkların dinlenmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, mahkemece eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.
Hükmün bu nedenlerle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 11.12.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.