Yargıtay Kararı 6. Hukuk Dairesi 2014/3888 E. 2014/13844 K. 11.12.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/3888
KARAR NO : 2014/13844
KARAR TARİHİ : 11.12.2014

MAHKEMESİ : Eskişehir 3. Sulh Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 13/02/2014
NUMARASI : 2013/1233-2014/277

Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı alacak davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, kira alacağının tahsili ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulü ile 9.688,50 TL asıl alacak olarak takibin devamına, 1937,70 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili dava dilekçesinde; Davalının Eskişehir’e 7. Noter olarak atandığını, müvekkile ait daireyi noter arşivi olarak kullandığını, sözleşmeyi davalı atanmadan önceki noter vekilinin imzaladığını, davalının sözleşme ile bağlı olduğunu, kira bedelinin ödenmemesi ve muacceliyet şartına bağlı olarak Eskişehir 6. İcra Dairesinin 2012/13675 Esas sayılı dosyası ile kira alacağı yönünden başlattıkları takibinin davalının itirazı üzerine durdurulduğunu, icra mahkemesinde açtıkları itirazın kaldırılması davasının icra mahkemesinin dar yetkisine bağlı olarak reddedilip Yargıtay onaması ile kesinleştiğini belirterek, Eskişehir 6.İcra Dairesinin 2012/13675 Esas sayılı dosyası ile talep edilen alacağın ödeme tarihlerinden itibaren ticari faiziyle birlikte tahsiline ve icra inkar tazminatına hükmedilmesini istemiştir. Davalı vekili, kira sözleşmesinin muvazaalı olarak hazırlandığını, taşınmazı resmi makamlara bildirerek tahliye ettiğini, muacceliyet şartının geçerli olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davanın kabulü ile 9.688,50 TL asıl alacak olarak takibin devamına, 1.937,70 TL icra inkâr tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Davacı ile davalıdan önce Noterlik görevini vekâleten yürüten Emine Arslan arasında imzalanan 01.09.2012 başlangıç tarihli ve bir yıl süreli kira sözleşmesinin varlığı hususunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Sözleşmenin 18. maddesinde bir dönemde iki ay arka arkaya kira bedelinin ödenmemesi halinde dönem sonuna kadar kira alacağının muaccel olacağına dair düzenleme bulunmaktadır. Davacı tarafından Eskişehir 6.İcra Dairesinin 2012/13675 Esas sayılı dosyası ile 04.12.2012 tarihinde başlattılan icra takibi ile 2012 yılının Kasım ayı ile 2013 yılının Ağustos ayı olmak üzere 10 aylık kira bedeli olarak 9.688,50 TL alacağın tahsili istenilmiştir. Davalının süresinde takibe itiraz etmesi üzerine, davacı Eskişehir 3. İcra Hukuk Mahkemesi’ nin 2012/773 Esas, 2013/136 Karar sayılı davası ile itirazın kaldırılmasını istemiş, mahkemece uyuşmazlığın yargılamayı gerektiğinden bahisle davanın reddine karar verilmiş ve karar onanarak kesinleşmiştir.
Davacı eldeki dava ile Eskişehir 6.İcra Dairesinin 2012/13675 Esas sayılı dosyası ile talep ettiği alacağın tahsili ile icra inkar tazminatı istemiş ancak davanın itirazın iptali davası mı yoksa alacak davası mı olduğu hususunu açıklamamıştır. Mahkemece davacıya davasını bu şekilde açıklattırılmadan davanın kabulü ile 9.688,50 TL asıl alacak olarak takibin devamına, 1937,70 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline şeklinde itirazın iptali davası açılmış gibi karar verilmesi doğru değildir.

Kabule göre de; Kiracı aleyhine düzenleme yasağı başlıklı 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanun’unun 346.maddesinde; kiracıya kira bedeli ve yan giderler dışında başka bir ödeme yükümlülüğü getirilemeyeceği, özellikle kira bedelinin zamanında ödenmemesi halinde ceza koşulu ödeneceğine veya sonraki kira bedellerinin muaccel olacağına ilişkin anlaşmaların geçersiz olduğu, 6101 Sayılı Türk Borçlar Kanun’unun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un Geçmişe etkili olma başlıklı 2.maddesinde; Türk Borçlar Kanun’unun kamu düzenine ve genel ahlaka ilişkin kurallarının gerçekleştikleri tarihe bakılmaksızın bütün fiil ve işlemlere uygulanacağı, aynı kanunun görülmekte olan davalara ilişkin uygulama başlıklı 7.maddesinde de; Türk Borçlar Kanun’unun kamu düzenine ve genel ahlaka ilişkin kuralları ile geçici ödemelere ilişkin 76’ncı, faize ilişkin 88’nci, temerrüt faizine ilişkin 120’nci ve aşırı ifa güçlüğüne ilişkin 138’nci maddesinin görülmekte olan davalara da uygulanacağı hüküm altına alınmıştır. Kiracıyı koruma amacıyla getirilen TBK.nun 346.maddesindeki bu yasal düzenlemenin kamu düzenine ilişkin olduğu kuşkusuzdur. Bununla birlikte 6217 Sayılı Yasanın geçici 2.maddesinde değişiklik yapan 6353 Sayılı Yasanın 53.maddesine göre; kiracının Türk Ticaret Kanunun’da tacir olarak sayılan kişiler ile özel hukuk ve kamu hukuku tüzel kişileri olduğu işyeri kiralarında 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanun’unun 323, 325, 331, 340, 343, 344, 346 ve 354’ncü maddelerinin 01.07.2012 tarihinden itibaren 8 yıl süreyle uygulanamayacağı, bu halde kira sözleşmelerinde bu maddelerde belirtilmiş olan konulara ilişkin olarak sözleşme serbestisi gereği kira sözleşmesi hükümlerinin tatbik olunacağı da öngörülmektedir.
Davalı borçlu hakkında başlatılan icra takibinde ödenmeyen 2012 Kasım/Aralık kirası ile muacceliyet koşulu uyarınca 2013 yılının Ocak ile Ağustos ayları arası kira parasının da tahsili istenildiğine göre davalının sıfatına göre değerlendirmenin takip tarihi itibariyle ödenmemiş muaccel kira alacağı üzerinden yapılması gerekirken, muacceliyet koşulu gereğince istenen aylar kirasının da değerlendirmeye tabi tutulması yeni yasal düzenleme karşısında doğru görülmemiştir.
Hüküm bu nedenlerle bozulmalıdır
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 11.12.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.