YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/10109
KARAR NO : 2014/20384
KARAR TARİHİ : 06.11.2014
Mahkemesi : Adana 5. İş Mahkemesi
Tarihi : 18/03/2014
Numarası : 2012/231-2014/204
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2-Davacı vekili, müvekkillerinin murislerinin ölümü nedeniyle hak kazandığı kıdem tazminatı, fazla çalışma ücreti, hafta tatili ücreti ve ulusal ve genel bayram tatil ücret alacaklarını talep etmiştir.
Davalı vekili, zamanaşımı itirazında bulunduklarını, davalı Bakanlığın taraf sıfatı bulunmadığını, husumet nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, işçilik alacaklarından davalı kurumun müşterek ve müteselsil sorumlu olduğu belirtilerek, hafta tatili alacağının reddine, fazla mesai ve genel tatil ücretinde %30 oranında hakkaniyet indirimi yapılmak suretiyle kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Taraflar arasında davacı işçinin fazla çalışma yapıp yapmadığı noktasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
Fazla çalışma yaptığını ispat yükü işçiye, çalışma olgusunun ispatlanması halinde ücretlerinin ödendiğini ispat yükü ise işverene düşmektedir.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların tanık beyanlarıyla sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalarda bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille söz konusu olabilir. Buna karşın, bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda dahi, işçinin geçerli bir yazılı belge ile bordroda yazılı olandan daha fazla çalışmayı yazılı delille kanıtlaması gerekir. İşçiye bordro imzalatılmadığı halde, fazla çalışma ücreti tahakkuklarını da içeren her ay değişik miktarlarda ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapılması durumunda da ihtirazi kayıt ileri sürülmemiş olması, ödenenin üzerinde fazla çalışma yapıldığının yazılı delille ispatlanması gerektiği sonucunu doğurmaktadır.
Somut olayda davacının 2011 yılındaki çalışma saatleri yönünden iş yeri belgeleri bulunmaktadır. Bu belgelerin aksi aynı derecede belgelerle ispat edilmesi gerekirken davacı taraf bu belgelerin aksini aynı derecede belgelerle ispat edememiştir. Bu yüzden bu belgelerin bulunduğu süre itibariyle bu belgelere göre, bu belgelerin bulunmadığı dönemler için ise tanık beyanlarına göre fazla çalışma ücretinin hesaplanması gerekirken bütün yıllar için tanık beyanlarına göre hesap yapan bilirkişi raporuna itibarla hüküm kurulmuş olması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı nedenle BOZULMASINA, 06.11.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.