Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2014/5674 E. 2014/8263 K. 02.05.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/5674
KARAR NO : 2014/8263
KARAR TARİHİ : 02.05.2014

MAHKEMESİ : ALANYA 4. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 08/10/2013
NUMARASI : 2013/140-2013/140 D.İŞ

Alanya 4. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 08/10/2013 tarih ve 2013/140-2013/140 D.İş sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi alacaklı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
İhtiyati haciz isteyen vekili, 27.03.2012 tanzim 15.06.2012 ödeme tarihli 100.000,00-TL bedelli bono dayanak gösterilerek, karşı tarafın mal kaçırma ihtimaline binaen alacakları olan 100.000,00-TL karşılığında borçluların taşınır ve taşınmaz malları ile 3. kişilerdeki hak ve alacakları üzerine ihtiyati haciz konulmasını talep etmiştir.
Mahkemece, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, eski TTK.’nın 688/2. maddesi, yeni TTK’nın 776/1-b maddesine göre, bononun kayıtsız ve şartsız belirli bir bedeli ödemek vaadiyle düzenlenmesi gerektiği, mevcut bononun taraflar arasındaki sözleşmeye binaen teminat olarak düzenlendiği, bundan dolayı söz konusu bononun belirtilen madde şartlarındaki kayıtsız şartsız ödeme vaadini içermediği gerekçesiyle, ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, ihtiyati haciz isteyen vekili temyiz etmiştir.
İstem, bonoya dayalı ihtiyati haciz kararı verilmesine ilişkindir. İcra ve İflâs Kanunu’nun 257’nci maddesinin 1’nci fıkrası uyarınca “Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir.” Bu hükme göre, bir para alacağının vadesinin gelmesi hâlinde alacaklı ihtiyati haciz talebinde bulunabilecektir. İhtiyati haciz kararı verilebilmesi için, alacaklının, alacağın varlığı ile yasada belirtilen koşulların oluştuğu yönünde mahkemeye kanaat getirecek delilleri ibraz etmesi gerekli ve yeterlidir (İİK m.258). Buradaki ispat, asıl davadaki gibi tam bir ispat değildir.
Somut olayda, ihtiyati haciz istemine konu kambiyo senedinin incelenmesinde bononun tüm unsurlarını taşıdığı, istemde bulunanın lehtar olduğu ve karşı tarafın keşideci sıfatını taşıdığı anlaşılmaktadır. Her ne kadar “İşbu senet taraflar arasında yapılan sözleşmenin şartlarının teminatı olarak düzenlenmiştir. Teminattır.” açıklamasına yer verilmiş ise de bu kayıt senedin bono vasfını ortadan kaldırıcı bir sonuç doğurmayacaktır. Ayrıca, ihtiyati haciz istemine de engel teşkil etmeyecektir. Bu durum karşısında, ihtiyati haczin niteliği, senedin bononun tüm unsurlarını taşıdığı ve vadesinin geldiği dikkate alınarak ihtiyati haciz kararı verilmesi gerekirken açılacak bir menfi tespit davasında tartışılması gereken nedenlerle istemin reddi yönünde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle ihtiyati haciz isteyen vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın ihtiyati haciz isteminde bulunan alacaklı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 02.05.2014 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
K A R Ş I O Y Y A Z I S I
İİK.nın 257/1. maddesine göre, rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklariyle diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir. Bu anlamda, kural olarak teminat niteliğindeki alacaklar bakımından, ihtiyati haciz yolunun öngörülmediği kabul edilmelidir.
Mahkemece, bononun kayıtsız ve şartsız belirli bir bedeli ödemek vaadiyle düzenlenmesi gerektiği, mevcut bononun, taraflar arasındaki sözleşmeye binaen teminat olarak düzenlendiği, bundan dolayı, söz konusu bononun kayıtsız şartsız ödeme vaadini içermediği gerekçesiyle, ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir.
İhtiyati haciz talebinin dayanağı bonoda “ İş bu senet taraflar arasında yapılan sözleşmenin şartlarının teminatı olarak düzenlenmiştir. Teminattır. ” ibaresi bulunmaktadır.
Her ne kadar, bononun hangi sözleşmenin teminatı olduğu konusunda açık bir ibare yok ise de, alacaklı temyiz dilekçesinde ihtiyati haciz talebinin dayanağı bononun teminat senedi olmadığı yönünde bir beyanda bulunmadığından, senedin arkasındaki şerhe ve temyiz dilekçesi içeriğine göre, ihtiyati haciz talebinin dayanağı bononun, teminat senedi olduğunun kabulü gerekir.
Teminat senedi düzenlendiği tarihte kural olarak bedelsiz olduğundan, lehtarın senedin teminatı olduğu sözleşme nedeniyle vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı olduğunu ispat etmesi gerekir. Dosyada, teminat senedi olduğu kabul edilen bonodan başka, ihtiyati haciz talep edenin, muaccel bir para borcunun alacaklısı olduğunu gösteren herhangi bir delil mevcut değildir.
İİK’nın 258/1.maddesi, alacaklının alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeğe mecburdur hükmünü amirdir. İhtiyati haciz talep eden, muaccel bir para borcunun alacaklısı olduğuna ilişkin, mahkemeye kanaat getirecek delil sunmamıştır.
Teminat senedi olduğu kabul edilen bononun da, mahkemede bu şekilde bir kanaat oluşturmadığı anlaşıldığından, sonucu itibariyle ihtiyati haciz talebinin reddine ilişkin yerel mahkeme kararı doğru olduğundan, sayın çoğunluğun bozma kararına katılamıyoruz. 02.05.2014