YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/12239
KARAR NO : 2014/3142
KARAR TARİHİ : 20.02.2014
MAHKEMESİ : KOCAELİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 29/04/2013
NUMARASI : 2011/371-2013/113
Taraflar arasında görülen davada Kocaeli 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 29/04/2013 tarih ve 2011/371-2013/113 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankanın 0041430 hesap numaralı müşterisi olduğunu, bankanın Ağustos 2006 tarihine kadar, hesabından havale yoluyla “SSK ve vergi borçlarını” ödediğini, fakat Ağustos 2006-Mart 2007 tarihleri arasında “Peşin Vergi, Stopaj, KDV ve SSK Primi” karşılığı toplam 122.118,66 YTL’nın davalı bankadan çekildiği halde Alemdar Vergi Dairesi ve SSK İl Müdürlüğü’ne ödeme yapılmadığı, bu nedenle müvekkilinin gecikme zammı ile birlikte vergi dairesine 62.179,60 YTL, SSK İl Müdürlüğü’ne 68.298,68 YTL olmak üzere toplam 130.478,28 YTL ödeme yaptığını,davalının kusurundan kaynaklanan bu zararın ihtara rağmen ödemediğini ileri sürerek,130.478,28 YTL’nin ihtarnamenin tebliğ tarihi olan 26.04.2007 tarihinden itibaren avans faiziyle tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin Ağustos 2006 tarihine kadar davacının SSK ve vergi borçlarını firmanın muhasebecisi M.. S.. ve çalışanı F.. Ş..’in getirdiği tahakkuk fişlerine istinaden ilgili merciin hesabına havale yoluyla ödeme yaptığını, Ağustos 2006 tarihinden sonra F.. Ş..’in banka personeline ödemelerde sorunlar yaşandığını, SSK ve vergi dairesine elden ödeme yapacaklarını belirttiğini,bunun üzerine banka tarafından bu kişiye ödeme yapıldığını, kusurları olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, Dairemizin bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, davanın kısmen kabulü ile, davalı bankanın yetkisiz kişiye elden ödeme yapması nedeni ile davacının zararı olan 125.849,95 TL’nin bilirkişi raporunda belirtildiği şekilde davacının da %1 müterafik kusuru olduğu kabul edilerek bu kusura isabet eden 1.258,50 TL düşüldükten sonra bakiye 124.591,45 TL’nin 27/04/2007 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak ve bilirkişi raporuna itibar edilerek yazılı şekilde karar verilmiş ise de, bozma ilamında belirtildiği üzere, her ne kadar bankadan para çekme yetkisi bulunmayan şirket çalışanına ödeme yapılması davalı banka yönünden kusur teşkil eder ise de, anılan işlemleri yapan kişinin şirket çalışanı olması sebebiyle çalışanını seçmede ve onu denetlemede gerekli özeni göstermeyen davacının da olayda müterafik kusuru bulunmaktadır ve bu kusura karşılık verilen %1 kusur oranı somut olaya göre azdır. Nitekim davalı vekili de bu hususu bilirkişi raporuna itirazında dile getirmiştir. Mahkemece yeniden müterafik kusur oranı konusunda, üç kişiden oluşan bir bilirkişi heyetinden rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, hatalı bilirkişi raporunun benimsenerek hüküm kurulması doğru olmamış, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle, kararın davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan sebeplerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle, kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 20/02/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.