Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2013/16599 E. 2014/17323 K. 11.11.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/16599
KARAR NO : 2014/17323
KARAR TARİHİ : 11.11.2014

MAHKEMESİ : BURSA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 15/07/2013
NUMARASI : 2012/441-2013/286

Taraflar arasında görülen davada Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 15/07/2013 tarih ve 2012/441-2013/286 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 11.11.2014 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av. Ş… dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili tarafından davalı şirkete ait işçilere servis hizmeti verilmesine rağmen bu hizmet karşılığı düzenlenen 9 adet fatura bedelinin ödenmemesi üzerine tahsiline yönelik başlatılan takibin davalının itirazı üzerine durduğunu ileri sürerek, itirazın iptalini ve inkar tazminatının tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, davacının davalıya servis hizmeti sunduğunu yazılı delillerle ispat etmek zorunda olduğu, taraflar arasında yazılı bir sözleşmenin bulunmadığı, davacının delil olarak ticari defter ve faturalarına ve davalı defterlerine dayandığı, davalının ticari defterlerini ibraz etmediği, davacının da delillerini davalının defterlerine hasretmediği, bu nedenle davalının defterlerini ibraz etme zorunluluğu olmadığı, davacı defterlerinin sahibi lehine delil olma vasfı bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
İspat yükü kendisine ait olan tarafın, başka delillerle birlikte karşı tarafın ticari defterlerine de dayandığı, eş söyleyişle, sadece karşı tarafın defterlerine dayanmadığı durumlarda; karşı tarafın kendi defterlerini mahkemeye ibraz etmesi ya da bundan kaçınmasına bağlanması gereken hukuksal sonuçlar, HMK’nın 219’ncu ve ardından gelen maddelerde düzenlenmiştir. Bu bağlamda, somut olayda davacı taraf diğer delilleri yanında davalının ticari defterlerine de açıkça delil olarak dayanmış, mahkemece davalıya 2010-2011 yıllarına ilişkin defterlerini belli edilen günde ibraz edilmemesi halinde HMK’nın 220. maddesi uyarınca işlem yapılacağı hususunda ihtar tebliğ edilmiş, davalı defterlerini ibrazdan kaçınmıştır.
HMK’nın 220. (HUMK’nın 330, 331. 332.) maddesi uyarınca, ibrazı istenen belgenin (ticari defterlerin), ileri sürülen hususun ispatı için zorunlu ve bu isteğin kanuna uygun olduğuna mahkemece kanaat getirildiği ve karşı taraf da bu belgenin elinde olduğunu ikrar ettiği veya ileri sürülen talep üzerine sükut ettiği yahut belgenin var olduğu resmî bir kayıtla anlaşıldığı veya başka bir belgede ikrar olunduğu takdirde, mahkeme bu belgenin ibrazı için kesin bir süre verir. Belgeyi ibraz etmesine karar verilen taraf, kendisine verilen sürede belgeyi ibraz etmez ve aynı sürede, delilleriyle birlikte ibraz etmemesi hakkında kabul edilebilir bir mazeret göstermez ya da belgenin elinde bulunduğunu inkâr eder ve teklif edilen yemini kabul veya icra etmezse, mahkeme, duruma göre belgenin içeriği konusunda diğer tarafın beyanını kabul edebilir.
Mahkemece davalıya gönderilen ihtarnamede HMK.m.220’den bahsedildiği halde, bu madde uyarınca değerlendirme yapılmadan, davalının ticari defterlerini ibraz etmediği, defterlerini ibraz etme zorunluluğu da bulunmadığı, incelenen davacı defterlerinin de sahibi lehine delil olma vasfı olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bu nedenle davalının ticari defterlerinin ibrazı hususunda, 6100 sayılı HMK’nın yukarıda açıklanan 219. 220 vd maddeleri uyarınca değerlendirme yapılması gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 1.100,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 11.11.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.