Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2014/16697 E. 2014/17385 K. 12.11.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/16697
KARAR NO : 2014/17385
KARAR TARİHİ : 12.11.2014

MAHKEMESİ : İSTANBUL (KAPATILAN) 24. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 21/03/2014
NUMARASI : 2014/130-2014/132 D. İŞ

İstanbul (Kapatılan) 24. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 21.03.2014 tarih ve 2014/130-2014/132 D. İş sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi ihtiyati haciz isteyen (alacaklı) vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
İhtiyati haciz isteyen vekili, müvekkili bankanın…. İletişim Elektronik Reklam Paz. San. Tic. Ltd. Şti’ye genel kredi sözleşmesine dayalı olarak kredi kullandırdığını, aleyhine ihtiyati haciz istenenin ise kredi sözleşmesini müteselsil kefil olarak imzaladığını, kullanılan kredinin hesap kat ihtarnamesi çekilmesine rağmen geri ödenmediğini ileri sürerek, aleyhine ihtiyati haciz istenenin taşınır, taşınmaz mallarıyla üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarına ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, alacağın ipotekle temin edildiği gerekçesiyle, ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, ihtiyati haciz isteyen vekili temyiz etmiştir.
Talep, banka kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağa yönelik ihtiyati haciz kararı verilmesi istemine ilişkin olup, mahkemece, alacağın ipotekle temin edildiği gerekçesiyle talebin reddine karar verilmiştir. Gerçekten de İcra İflas Kanunu’nun 257’nci maddesi uyarınca ihtiyati hacze karar verilebilmesi için gerekli koşullardan biri de alacağın rehinle temin edilmemiş olmasıdır. Anılan madde hükmüne göre aleyhine ihtiyati haciz istenenin lehine verilmiş bir rehin söz konusu ise alacaklının rehin tutarı kadar alacağı için öncelikle rehine başvurması gerekir.
Somut olaya gelince, ihtiyati hacze konu alacak nedeniyle, borçlu kefil S.. V.. tarafından taşınmazı üzerine asıl borçlu lehine alacaklı banka yararına ipotek tesis edilmiş olup, ipotek senedine göre kefil S.. V.. hem ipotek veren üçüncü kişi, hem de müteselsil kefil sıfatıyla sorumluluk altına girmiştir. Kefilin kendi borcundan dolayı verilmiş bir ipotek bulunmamaktadır.
Bu itibarla mahkemece, borçlu kefilin kefaletten kaynaklanan borcunun rehinle temin edilmediği gözetilerek hukuki durumu yeniden ele alınıp, neticesine göre bir karar vermek gerekirken, yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle ihtiyati haciz isteyen vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün ihtiyati haciz isteyen yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 12.11.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.