Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2014/9808 E. 2014/18854 K. 03.12.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/9808
KARAR NO : 2014/18854
KARAR TARİHİ : 03.12.2014

MAHKEMESİ : ADANA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 18/03/2014
NUMARASI : 2012/252-2014/162

Taraflar arasında görülen davada Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 18/03/2014 tarih ve 2012/252-2014/162 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, taraflar arasında 07.04.2003 tarihi itibarı ile acentalık sözleşmesi imzalandığını, diğer davalı E.. O..’ın bu sözleşmeden kaynaklanan her türlü borca kefil olduğunu, sözleşme uyarınca davalı şirketin davacı şirket adına sigorta poliçesi tanzim etmeye ve prim tahsil etmeye yetkili kılındığını, sözleşmeye göre acentanın l hafta süresince tahsil ettiği primleri komisyon ve ilgili vergiler düşüldükten sonra en geç ertesi haftanın son iş gününün bitimine kadar davacıya intikal ettirmek zorunda olduğunu, buna rağmen davalı şirketin tahsil ettiği paraları bugüne kadar davacı şirkete teslim etmeyerek zimmetine geçirdiğini, bu nedenle acentalık sözleşmesinin 12.10.2005 tarihinde feshedildiğini, davacı şirket cari hesap dökümleri ve ticari kayıtlarına göre davalı şirketin yaklaşık 36.000 TL sigorta primini intikal ettirmediğini ileri sürerek şimdilik 35.539,82 TL sigorta primi alacağının sözleşme tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı K.. Sigorta Aracılık Hizmetleri Ltd. Şirketi temsilcisi cevabında, acentalık akdinin yasal kurallar içerisinde feshedilmediğini, feshin haksız olduğunu, fesihin ticaret sicil gazetesinde tescil ve ilan edilmediğini, davacının iddia ettiği tarihten önce 13.08.2005 tarihinde bilgisayar ekranları kapatılmak sureti ile fiilen acentalık hizmetlerinin durdurulduğunu, bu tarihten sonra poliçe düzenlemelerinin imkansız hale geldiğini, yapılan tüm tahsilat ve primlerin davacıya intikal ettirildiğini, fakat taksitli prim tahsilatlarının yapılamadığını, bunun da davalının bilgisayarlarını kapatmasından kaynaklandığını, davacının cari hesap ekstresi düzenleyip kendisine tebliğ etmediğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece Dairemiz bozma ilamına uyularak, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasında imzalanan sözleşme uyarınca davalının davacı adına poliçeler düzenlediği, düzenlenen bu poliçeler nedeni ile davalı tarafından tahsil edilen primler nedeni ile davalının davacıya aktarması gereken miktarın 35.470,39 TL olduğu, aynı dönem içerisinde davalı tarafından davacıya yapılan ödeme miktarının ise 36.637,49 TL olması nedeni ile davacının davalıdan tahsili gereken alacağı kalmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, taraflar arasındaki acentelik sözleşmesinden doğan sigorta prim alacağının davalı acenteden tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, Dairemizin 13451/550 E/K sayılı bozma ilamı gereği, davacı alacağının tespiti bakımından bilirkişi raporu alınmış, raporda; davacının ticari defter ve rejistro kayıtlarına göre, davalının davacıya yaptığı 33.968,59 TL ödeme düşüldükten sonra, 35.470,39 TL alacaklı olduğu, dava konusu edilen poliçelerin 32.258,46 TL’lik kısmının 13.08.2005 tarihinden sonra düzenlendiği ancak anılan tarihte davacının davalının bilgisayar ekranını kapatıp kapatmadığını, kapatıldıktan sonra davalının poliçe düzenleyip düzenleyemeyeceğinin tespitinin, bilirkişi kurulunda bu konuda uzman olmadığından belirlenemediği bildirilmiştir. Davalı taraf bu rapora, davacıya yaptıkları ödemenin daha fazla olduğu ve ayrıca 13.08.2005 tarihinden sonra bilgisayar ekranlarının davacı tarafından kapatılması nedeniyle bu tarihten sonra poliçe düzenlemediklerini savunarak rapora itiraz etmiş, mahkemece de ilk raporda tespit edilemeyen husus için, raporu düzenleyen bilirkişi heyetine sigorta uzmanı bilirkişi ekleyerek davacı alacağının belirlenmesi açısından ve davalı itirazlarını karşılayan ek rapor alınmasına karar verilmiştir. Ek raporda ise davacının davalıdan, davacının ticari defter kayıtlarına göre, 35.470,39 TL alacaklı olduğu, davalı tarafından yapılan ödemelerin ise 36.637,49 TL olduğu, buna göre davalının prim borcu bulunmadığı bildirilmiştir. Ancak, yukarıda bahsedildiği gibi kök raporda davacı alacağı olarak belirlenen 35.470,39 TL’ye, davalının yaptığı ödemeler düşüldükten sonra ulaşılmış olup, tekrar bu miktardan kök raporda belirtilen davalının yaptığı 33.968,59 TL ödeme düşülerek kök ve ek rapor arasında çelişki yaratılması doğru olmadığı gibi, ek raporda davalının, dava konusu edilen, 13.08.2005 tarihinden sonra düzenlenen poliçeleri düzenleyip düzenlenmediği de açıklığa kavuşturulmamıştır. Bu itibarla mahkemece davacı alacağının tespiti bakımından, yukarıda anlatılan hususlar nazara alınarak, yeniden konusundan uzman bilirkişi heyetinden rapor alınıp oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar vermek gerekirken kök raporla çelişkili bulunan ek rapor hükme esas alınmak suretiyle yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış kararın bu nedenle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 03/12/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.