YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/5009
KARAR NO : 2016/9016
KARAR TARİHİ : 06.06.2016
MAHKEMESİ :AİLE MAHKEMESİ
Taraflar arasındaki nafaka artırımı davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı ve davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili dilekçesinde;…. Aile Mahkemesi’nin….Karar sayılı ilamı ile müşterek çocuk 2003 doğumlu … için 1000 TL iştirak nafakasına hükmedildiğini, müşterek çocuğun Bilfen okullarında öğrenim gördüğünü, yıllık eğitim giderinin 40.608 TL olduğu, aradan geçen sürede müşterek çocuğun ihtiyaçlarının arttığını ve nafakanın yetersiz kaldığını, davalının kendisine ait şirketi olup, ayrıca uluslararası bir şirketin Türkiye temsilciliğinde müdürlük görevini ifa ettiğini, davalının gelirinin yüksek olduğunu, bu nedenle müşterek çocuk için iştirak nafakasının 3500 TL’ye yükseltilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin düzenli iş hayatı olmadığını, iddia edilen kadar gelir sahibi olmadığını, bu nedenle davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; davanın kısmen kabulü ile müşterek çocuk için aylık 1000 TL iştirak nafakasının dava tarihinden itibaren 1500 TL’ye yükseltilmesine karar verilmiş, hüküm davacı ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, iştirak nafakasının artırılması istemine ilişkindir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalı vekilinin temyiz itirazları yerinde değildir.
Davacının, iştirak nafakasına ilişkin temyiz itirazları yönünden,
TMK.nun 182/2.maddesinde; velayetin kullanılması kendisine verilmeyen eşin, çocuğun bakım ve eğitim giderlerine gücü oranında katılmak zorunda olduğu hükme bağlanmıştır.
./..
-2-
Velayet kendisine tevdi edilmeyen taraf, ekonomik imkanları ölçüsünde müşterek çocuğun giderlerine katılmakla yükümlüdür. Diğer taraftan, iştirak nafakası belirlenirken ana ve babanın ekonomik durumları gözönünde tutulmakla birlikte velayet hakkı kendisine tevdi olunmuş tarafın bu görev nedeniyle emeğinin ve yüklendiği sorumlulukların karşılığı olağan harcamaların da dikkate alınması zorunludur.
Mahkemece, nafaka takdir edilirken; çocuğun yaşı, eğitimi ve ihtiyaçlarının yanında, ana-babanın gelir durumu da gözetilmeli ve nafaka yükümlüsünün (babanın) gelir durumu ile orantılı olacak şekilde hakkaniyete uygun bir nafakaya hükmedilmelidir.
Somut olayda, dosyadaki bilgi ve belgelerden, tarafların 14.04.2014 tarihinde boşandığı, müşterek çocuk 2003 doğumlu …’ın velayetinin davacı anneye bırakıldığı, davacının … bankasında çalıştığı, aylık 7200 TL gelirinin olduğunu, aylık 2500 kira geliri olduğu, müşterek çocuğun Bilfen özel okullarında eğitim gördüğü, aylık 3.234 TL okul ücreti olduğu, aylık 770 TL kira ödediği, davalının ise asgari ücretle çalıştığı, adına kayıtlı bir taşınmazı olduğu, bu evinden 550 TL kira geliri olduğu tespit edilmiştir.
Somut olayda; dava tarihi itibariyle davalının elde ettiği tüm gelir kaynakları tam olarak tesbit edilip araştırılmadan eksik araştırma ve inceleme sonucunda hüküm kurulmuş olması doğru görülmemiştir.
O halde, mahkemece; nafaka yükümlüsü bulunan davalı babanın ekonomik ve sosyal durumunun ayrıntılı bir şekilde araştırılıp tespit edilmesinden sonra, müşterek çocuğun yaşı, eğitim durumu, ihtiyaçları, davacı anne ile nafaka yükümlüsü babanın ekonomik durumu gözetilerek,…’nın 4. maddesinde vurgulanan hakkaniyet ilkesine uygun olacak şekilde müşterek çocuk için daha uygun bir miktar nafaka takdiri gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bu husus bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 06.06.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
…