Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2015/8559 E. 2016/4075 K. 13.04.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/8559
KARAR NO : 2016/4075
KARAR TARİHİ : 13.04.2016

MAHKEMESİ : FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada ….Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 17/03/2015 tarih ve 2013/155-2015/54 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava konusu meblağ 21.242 TL’nin altında bulunduğundan 6100 sayılı Kanun’un geçici 3/2. maddesi delaletiyle uygulanması gereken HUMK’nın 3156 sayılı Kanun’la değişik 438. maddesi gereğince duruşma isteğinin reddiyle incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının gerek müvekkilleri adına tescilli ya da tescil başvurusu yapılan gerekse de lisans sözleşmesi ile kullanma hakkına sahip oldukları “…”, “…” ve “…” markalarıyla iltibas oluşturacak, müvekkillerinin marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil edecek şekilde “…” markasını kullandığını, davalıya yapılan ihtarlara rağmen tecavüz ve haksız rekabet teşkil eden eylemlerine son verilmediğini ileri sürerek, tecavüzün durdurulması, men’i ve giderilmesini, haksız rekabetin önlenmesini, 10.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsili ile hükmün ilanını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili markası ile davacıların markalarının benzer olmadığını, müvekkilinin marka hakkına tecavüz ya da haksız rekabet teşkil edecek bir eylemi bulunmadığını, adına tescilli markasını tescile uygun olarak kullandığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanılan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, davalının “…” müstakil markası mevcut olup, “İstanbul” ibaresinin fuarın İstanbul’da yapılması nedeniyle hizmetin yapıldığı yeri belirtici olduğundan davalının fiili kullanımıyla davacıların tescilli markaları arasında iltibasa yol açıcı benzerlik bulunmadığı, davalının tescilli markasını “…” kelimesiyle birlikte kullanması davacıların marka haklarına tecavüz oluşturmadığı gibi, davacıların, davalının kullanımına uygun markalarının da bulunmadığı, lisansla kullanım hakkını aldıkları markanın lisans sözleşmesinin …’ne tescil edilmediği, tescil edilse dahi “…” ibaresinin jenerik olması nedeniyle mevcut kullanımda yasaya aykırılık bulunmadığı, davacıların marka başvurusunun da reddedildiği, davalının, davacının marka haklarına tecavüz ettiğinin kanıtlanamadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davalı eyleminin marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet oluşturmamasına göre, davacılar vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 01,50 TL temyiz ilam harcının temyiz edenlerden alınmasına, 13/04/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.