YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/2717
KARAR NO : 2016/1756
KARAR TARİHİ : 24.02.2016
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı, hakaret
HÜKÜM : Reşit olmayanla cinsel ilişki ve hakaret suçlarından mahkûmiyet
İlk derece mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanık hakkında hakaret suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen 21.06.2005 gün ve 61/82 sayılı Kararında vurgulandığı üzere, hükmün temyiz edilebilir olup olmadığını belirleme bakımından hüküm tarihindeki kanuni düzenlemenin dikkate alınması gerektiği, 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6217 sayılı Kanunun 26. maddesiyle 5320 sayılı Kanuna eklenen geçici 2. madde ile hapis cezasından çevrilenler hariç sonuç olarak hükmedilen 3000 TL’ye kadar (3.000 TL dahil) para cezaları kesin nitelikte olup, hakaret suçundan tayin edilen 3.000 TL adli para cezasının miktarı itibariyle CMUK’nın 305/1. maddesi gereğince kesin olması nedeniyle temyizi mümkün bulunmadığından, sanık müdafii ile katılanlar vekilinin anılan hükme yönelik temyiz istemlerinin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
Sanık hakkında reşit olmayanla cinsel ilişki suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesine gelince;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Mağdure ile sanığın beyanları, tanık anlatımları, adli rapor ve tüm dosya kapsamına göre; sanığın, mağdurenin rızası ile birden fazla cinsel ilişkiye girdiğini kabul etmesi karşısında bir suç işleme kararının icrası kapsamında değişik zamanlarda mağdureye karşı reşit olmayanla cinsel ilişki suçunu birden fazla işlediği sabit olduğu halde, hakkında 5237 sayılı TCK’nın zincirleme suçu düzenleyen 43. maddesinin uygulanmaması suretiyle eksik ceza tayini,
Mağdure ….’nin 22.10.1992 olan doğum tarihi 22.10.1995 olarak düzeltilmiş ise de, mağdure, nüfusa 04.11.1992 tarihinde kaydedilmiş olup, bir kişinin doğmadan nüfusa kaydının söz konusu olamayacağı nazara alınmadan yazılı şekilde yaşının önce 1995 olarak, sonra da ek kararla 1994 olarak düzeltilmesine karar verilmesi,
Hükümden sonra Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 günlü,29542 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 gün ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı ilamı ile 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesi yönünden kısmi iptal kararı verildiğinden, anılan husus nazara alınarak yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması,
Kanuna aykırı,sanık müdafii, katılanlar vekili ile nüfus müdürlüğü temsilcisinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 24.02.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.