Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2013/30885 E. 2016/3952 K. 26.04.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/30885
KARAR NO : 2016/3952
KARAR TARİHİ : 26.04.2016

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
.

Dolandırıcılık suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığın, ….. ait …… Cafe isimli işyerine gelerek kendisinin işletme müdürü …’ a ….. firmasından geldiği ve çay kazanının tamiri için geldiğini söyleyerek çay kazanını işyerinde tamir edilmesinin mümkün olmadığını, sökülerek götürülmesi gerektiğini, iki saat sonra tamirini yapıp getireceğini söyleyerek, gerçekte …. firmasında çalışmadığı halde çay kazanının kendisine teslim edilmesini sağlayıp aradan uzun süre geçmesine rağmen çay kazanının getirilmemesi üzerine cafe yetkililerince … adlı firmanın telefonla arandığı, firma yetkilileri tarafından iş yerine herhangi bir eleman göndermediklerinin beyan ettiği şeklinde gerçekleşen eyleminin nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturduğuna dair mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; sanığın sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan haklardan, sadece kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlığa ait bir hizmetten bulunmaktan yoksun bırakılmaya ilişkin hak yoksunluğunun aynı maddenin 3. fıkrasına göre koşullu salıverilme tarihinden itibaren uygulanmayacağı gözetilmeden, alt soyu dışındaki kişileri de kapsayacak şekilde 53/1-c maddesi gereğince güvenlik tedbirlerinin uygulanmasına hükmedilmesi,
Kanuna aykırı olup, hükmün bu nedenlerle 5320 sayılı Kanunun 8.maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak, yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; hüküm fıkrasında 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün çıkartılıp yerine, “TCK’nın 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca 1. fıkranın c bendinde yer alan kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık haklarından koşullu salıverilme tarihine, 1. fıkrada yazılı diğer haklardan cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına” suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 26/04/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.