YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/849
KARAR NO : 2016/3651
KARAR TARİHİ : 12.04.2016
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı (…, … için birer kez, … için yedi kez), kişiyi hürriyetinden yoksun kılma (…, …, … ve … için birer kez, … için yedi kez),
HÜKÜM : Suça sürüklenen çocuklar …, …, … ile sanık …’in çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan (birer kez) mahkûmiyetlerine, tüm suça sürüklenen çocuklar ile sanıkların kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan (birer kez) mahkûmiyetlerine
İlk derece mahkemesince verilip kısmen re’sen de temyize tâbi hükümler temyiz edilmekle, 28.06.2014 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren ve cinsel dokunulmazlığa karşı suçlarda değişiklik yapan 6545 sayılı Kanun ile getirilen düzenlemeler de gözetilerek dosya incelendi.
Hükmedilen ceza miktarları nazara alınıp sanıklar … ile … müdafilerinin duruşmalı inceleme taleplerinin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK’nın 318. maddesi uyarınca reddiyle, incelemenin duruşmasız yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Sanık … hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve suça sürüklenen çocuklar …, … ve … haklarında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçlarından kurulan hükümlerin incelenmesinde;
Sanık … hakkında, hükümden sonra 5237 sayılı TCK’nın 53’üncü maddesi ile ilgili olarak Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarihli, 29542 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 gün ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı ilamıyla verilen iptal kararının infaz aşamasında nazara alınması mümkün görülmüştür.
Delillerle iddia ve savunma; duruşma göz önünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş, sübutu kabul olunan fiillerin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatları yapılmış bulunduğundan, sanık … ile müdafii ve suça sürüklenen çocuklar müdafilerinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA,
Sanık … hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan kurulan hüküm ile sanık … ve suça sürüklenen çocuklar …, …, … haklarında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükümlerin temyiz incelemesine gelince;
Sanık …’in, suça sürüklenen çocukların eylemine 5237 sayılı TCK’nın 38. maddesi anlamında azmettiren sıfatıyla iştirak ettiğinin oluşa uygun kabul edilmesi karşısında, aynı Kanunun 37. maddesi anlamında fiili birlikte işlemek suretiyle suça iştirak etmeyen sanık … hakkında TCK’nın 103/3. maddesinin uygulanması,
Mağdurenin soruşturma ve kovuşturma evrelerindeki anlatımlarında, anneannesinin evinin önünde beklediği sırada sanık …’in önce kendisini yanına çağırdığını, sanığın yanına gitmesi üzerine kolundan tutarak zorla bir taksiye bindirdiğini, buradan bir tesise gidip içki içtiklerini, daha sonra sanık …’in evine gittiklerini, geceyi …’in evinde geçirdiklerini beyan ettiği, bu süre içinde sanıkların mağdureye yönelik cinsel istismarda bulundukları yönünde mağdurenin herhangi bir iddiasının bulunmadığı, …’in ise savunmalarında mağdurenin rızasıyla araca bindiğini, … de olduğu halde birlikte önce bir parka gittiklerini, burada alkol ve uyuşturucu aldıklarını, daha sonra eve gittiklerini, geceyi evde geçirdikten sonra sabah evden ayrıldığını beyan ettiği, dosya kapsamına göre mağdureye yönelik cinsel istismar eylemlerinin …’in evden ayrılmasından sonra meydana geldiği anlaşıldığından, mağdurenin … tarafından cebir veya tehdit ile araca bindirilerek hürriyetinden yoksun kılındığı yönünde …’in mahkûmiyetine yeter kesin delil bulunmadığı, ancak suç tarihinde onbeş-onsekiz yaş grubu içerisinde bulunan mağdureyi kanuni temsilcisini haberdar etmeksizin yanında bulunduran …’in eyleminin 5237 sayılı TCK’nın 234/3. maddesinde düzenlenen çocuğun kaçırılması ve alıkonulması suçunu oluşturacağı gözetilmeden, suç vasfında yanılgıya düşülerek, …’in kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan mahkûmiyetine karar verilmesi,
Tüm dosya kapsamına göre, mağdurenin sanıklar … ile … tarafından …’e ait eve 13.05.2014 tarihinde getirildiği, suça sürüklenen çocukların ise 14.05.2014 tarihinde bu eve geldikleri, cinsel istismar eylemini gerçekleştirmeleri için … tarafından evin üst katına çağırıldıkları zamana kadar mağdurenin evde bulunduğunu bilmedikleri, vücuda organ veya sair cisim sokulması suretiyle gerçekleştirilen nitelikli cinsel istismar suçunun işlendiği sırada ve bu sürede mağdurenin iradesiyle hareket edebilme imkânının ortadan kaldırılmasının kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu oluşturmayacağı, zira kişinin vücudunun suçun konusu olması sebebiyle mağdurun hareket edebilme özgürlüğünü ortadan kaldırmadan bu suçun işlenemeyeceği, dosya kapsamına göre de suça sürüklenen çocukların, mağdurenin hürriyetini kısıtlayan başkaca bir hareketlerinin bulunmaması karşısında, mevcut haliyle eylemlerinin sadece çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçunu oluşturduğu gözetilmeden, ayrıca kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan da mahkûmiyetlerine karar verilmesi,
Kanuna aykırı, sanıklar … ile … ve müdafileri ile suça sürüklenen çocuklar …, …,.. müdafilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, kısmen re’sen de temyize tâbi hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 12.04.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.