Yargıtay Kararı 14. Ceza Dairesi 2015/9863 E. 2016/3766 K. 14.04.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/9863
KARAR NO : 2016/3766
KARAR TARİHİ : 14.04.2016

MAHKEMESİ :Ağır ceza Mahkemesi
SUÇ : Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı
HÜKÜM : Mahkûmiyet

İlk derece mahkemesince verilip re’sen de temyize tâbi hükmün sanık müdafii tarafından duruşmalı temyiz edilmesi üzerine, dosya Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle, 23.03.2016 Çarşamba saat 13;30’a duruşma günü tayin olunarak sanık müdafiine çağrı kağıdı gönderilmişti
Belli günde Hâkimler Kurulu duruşma salonunda toplanarak Yargıtay Cumhuriyet Savcılarından … hazır olduğu halde oturum açıldı.
Yapılan tebligat üzerine sanık müdafiin gelmediği, ayrıca bir talepte de bulunmadığı, anlaşılmakla Yargıtay Cumhuriyet Savcısının uygun görülen talep ve mütalaası dairesinde DURUŞMASIZ inceleme yapılmasına oybirliğiyle karar verilerek, vaktin darlığına binaen dosyanın incelenmesi başka bir güne bırakılmıştı.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Sanık hakkında hüküm kurulurken TCK’nın 103/2, 3 ve 4. Maddeleri uyarınca belirlenen 22 yıl 6 ay hapis cezasının, 103/6 maddesi gereğince belirlenecek toplam miktarın TCK’nın 49/1. maddesi uyarınca belirtilen 20 yıldan fazla olamıyacağından bu madde ve fıkranın uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi yerine 103/6. maddeninde uygulanarak muhik oranda 2 yıl arttırılmak suretiyle 24 yıl 6 ay hapis cezasına bu cezaya 43/1 ve 62/1. maddelerinin de uygulanması suretiyle sonuç olarak 25 yıl yerine 27 yıl 2 ay 20 gün hapis cezası verilmesi suretiyle fazla ceza tayini,
Uygulamaya göre de,
Dairemizcede benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 20.11.2007 gün ve 2007/5-142 Esas, 2007/240 Karar sayılı ilamı ile TCK.nın 61. Maddesinin dördüncü ve beşinci fakraları hükümleri karşısında, 43. Madde uyarınca yapılacak artırımın 103/6. Maddenin tatbikinden önceki fıkralara göre bulunan ceza miktarı üzerinden yapılarak, elde edilen artırım tutarının 103/6. maddesi ile belirlenen cezaya eklenmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden re’sen de temyize tabi hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 14.04.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.