YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/16242
KARAR NO : 2016/5404
KARAR TARİHİ : 02.05.2016
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL
Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın, reddine ilişkin olarak verilen karar davacı vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi …’in raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
KARAR
Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı miras payı oranında tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
Davacı, 03/07/2011 tarihinde ölen mirasbırakanı…’ın 04/08/1999 tarihli akitle maliki olduğu 16999 ada 15 parsel sayılı taşınmazı oğlu davalıya satış suretiyle temlik ettiğini yapılan işlemin mirasçılardan mal kaçırmak maksatlı bedelsiz ve muvazaalı olduğunu ileri sürerek tapunun iptali ile taşınmazın terekeye iadesini olmadığı taktirde tenkise karar verilmesini istemiş, 19/09/2012 tarihli ön inceleme duruşmasında terekeye iade istemini , miras payı oranında iptal ve tescil isteği olarak değiştirmiştir.
Davalı, temlikin gerçek satış olduğunu, muvazaalı işlem yapılmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, temlik işleminin mirasçılardan mal kaçırmak amaçlı yapıldığı iddiasının kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dosya içeriğinden, toplanan delillerden; mirasbırakan…’ın 03/07/2011 tarihinde öldüğü geriye mirasçı olarak davacı, davalı, dava dışı murisin eşi … ile murisin diğer çocukları …. kaldıkları murisin maliki olduğu çekişme konusu 16999 ada 15 parsel sayılı taşınmazını 04.08.1999 tarihli satış akdiyle davalı oğlu…. temlik ettiği, öte yandan; dava dışı mirasçılar…. tarafından davalı .. aleyhine dava konusu 15 parsel sayılı taşınmazın temliki ile dava konusu olmayan 3 parsel sayılı taşınmazın muris tarafından başka bir satış akdiyle davalı …., davacı … ve dava dışı diğer mirasçı ….’e eşit paylarla temlikinin mirasçıdan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğu ileri sürülerek tapu iptal ve tescil istekli 19. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2012/266 Esas ve aynı mahkemenin 2102/267 Esas sayılı dosyalarıyla ayrı ayrı davalar açıldığı, her iki davanın adı geçen mahkemenin 2012/267 Esas sayılı dosyasında birleştirilmesine karar verildiği ve davaların derdest olduğu anlaşılmaktadır.
./..
Diğer taraftan, davacı vekilince yargılamanın 05/03/2013 tarihli 3. celsesinde eldeki dava ile 19. Asliye Hukuk mahkemesi’nin yukarıda içeriği açıklanan ve 2012/67 esasında görülen davaların 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 166/1. maddesi uyarınca birleştirilmesinin istendiği ancak mahkemece adı geçen dava dosyası mahkemesinden getirtilip incelenmesine rağmen bu konuda olumlu veya olumsuz bir karar verilmeyerek yargılamaya devam edildiği ve işin esası hakkında hüküm kurulduğu anlaşılmaktadır.
Bilindiği üzere; 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 166/1. maddesinde, aynı yargı çevresinde yer alan aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde açılmış davaların aralarında bağlantı bulunması durumunda davanın her aşamasında talep üzerine veya kendiliğinden ilk davanın açıldığı mahkemede birleştirilebileceği, birleştirme kararını ikinci davanın açıldığı mahkemenin vereceği ve bu kararın diğer mahkemeyi bağlayacağı düzenlenmiştir.
Somut olayda, eldeki davada verilecek karar ile aynı taşınmaz hakkında diğer mirasçıların aynı hukuksal nedenle açmış olduğu 19. Asliye Hukuk mahkemesi’nin 2012/67 esas sayılı dosyasında birleştirilerek görülen davada verilecek hükmün murisin iradesinin tespiti bakımından birbirini etkileyecek nitelikte bulunduğu açık olup birleştirilerek görülmesinde yarar vardır.
Hâl böyle olunca, anılan davaların 6100 sayılı HMK’nın 166/1. maddesi gereğince birleştirilmesi, dosyaların birlikte değerlendirilmesi ve hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ve eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru değildir.
Davacı vekilinin bu yöne ilişkin temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerle (6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun geçici 3. maddesi aracılığıyla) 1086 sayılı HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, bozma nedenine göre işin esası bakımından şimdilik inceleme yapılmasına yer olmadığına, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 02.05.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.