Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2015/12815 E. 2016/7148 K. 04.05.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/12815
KARAR NO : 2016/7148
KARAR TARİHİ : 04.05.2016

MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının müvekkili kooperatife borcu olduğunu, sitede fiilen oturan davalının müvekkili tarafından sunulan su, arıtma, temizlik, bina ve site içerisindeki bakım, onarım, güvenlik gibi hizmetlerden yararlanmasına rağmen kendisine düşen payı ödemediğini, hakkında icra takibi başlatıldığını, haksız bir şekilde itiraz ettiğini belirterek; itirazın iptaline, alacağın faiziyle tahsiline ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin tüm kooperatif hizmetlerinden yararlandığı iddiasının doğru olmadığını, müvekkilinin kooperatifin üyesi olmadığını, ancak davacının kooperatifin üyesiymiş gibi müvekkilinden aidat talep ettiğini, müvekkilinden talep edilen alacak miktarının sunulan hizmetlerin karşılığı olmadığını, icra takibi ile davalıdan istenen bedellerin aidat bedeli değil de elektrik ,su ,arıtma ,güvenlik vs. hizmetlere katılım bedeli olduğunu bir an düşünmesi neticesinde istenen bedelin ne kadarının hizmetten yararlanma karşılığı, ne kadarının yararlanılan hizmetten bağımsız olduğunun da belirli olmadığını, genel hükümler gereğince davalı müvekkillerinin sorumluluğu sadece hizmetlerden fiilen yararlandığı kısımlar için olacağını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; davanın kısmen kabulü ile ile davalının 2.796,36 TL asıl alacak 469,90 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 3.266,26 TL alacağa yaptığı itirazının iptaline, takibin asıl alacak 2.796,36 TL ye takip tarihinden itibaren yasal faiz işletilmek üzere devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, asıl alacak 2.796,36 TL nin % 40 ‘ı oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm süresi içerisinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Kural olarak, muaccel bir borcun borçlusu alacaklının ihtarı ile mütemerrit olur. Temerrüt ya bir ihtar ile ya da dava açılması suretiyle gerçekleşir. İade talebinde bulunulmadan temerrüt faizi işlemez.(BK.m.101/1, TBK.m.117/1)
Sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre, borçludan faiz talep edilebilmesi için zenginleşenin bir ihtar ile ya da aleyhine bir takip ya da dava açılmak suretiyle temerrüde düşürülmesi gerekir. Borçlunun temerrüdü, borçluya gönderilen ihtarnamenin tebliğinden veya ihtarnamede ödeme için süre verilmişse bu sürenin bitiminden itibaren oluşur. İade talebinde bulunulmadan temerrüt faizi işlemez.
Ayrıca; davalıya yapılan hizmet bedellerinin tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davasında, dava konusun alacağın bilirkişi raporu ile belirlendiği ve likit (belirlenebilir) olmadığı anlaşıldığından icra inkar tazminatına karar verilmesi doğru görülmemiştir.
O halde; mahkemece, alacağın %40’ı oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline ve işlemiş faize karar verilmesi doğru değilse de, belirtilen bu hususların düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün 1. maddesindeki “ alacak 469,90 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 3.266,26 TL” ve 2. maddesinde yazılı bulunan “asıl alacak 2.796,36 TL nin % 40 ‘ı oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine” ifadelerinin hükümden çıkarılması ve bu hükümlere bağlı olarak yargılama giderlerinde düzeltme yapılması gerektiğinden hükmün 4. maddesindeki “666,17 TL” rakamının hükümden çıkarılarak yerine “600,62 TL” rakamının yazılması suretiyle hükmün HUMK.’nun 438/VII.maddesi gereğince düzeltilmesine ve düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 04.05.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.