Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2016/4205 E. 2016/9038 K. 26.05.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/4205
KARAR NO : 2016/9038
KARAR TARİHİ : 26.05.2016

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, Alman rant sigortasına giriş tarihi olan 11/02/1980 tarihinin Türkiye Sigorta başlangıç tarihi olduğunun tespitiyle yurtdışında geçen 11/02/1980-19/02/1990 tarihleri arasındaki süreleri borçlanabileceğinin tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.

K A R A R

1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal gerektirici nedenlere göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2- Dava, davacının yurt dışında 11.02.1980-19.02.1990 tarihleri arasında Türk vatandaşı olarak geçen süreyi borçlanma talep tarihinde Türk vatandaşı olma şartı aranmaksızın 3201 sayılı Yasa’ya göre borçlanma hakkı bulunduğunun tespiti ile Almanya’da ilk defa sigorta kapsamına alındığı 11.02.1980 tarihinin Türkiye’de sigortalılık başlangıç tarihi olarak kabulü istemine ilişkindir.
Mahkemenin, davanın kabulüne ilişkin önceki kararı, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmiş ve dava dilekçesindeki istem ve mevcut delil durumuna göre yapılan inceleme ile Dairemizce, aylığa hak kazanmak için Türk vatandaşı olmaya gerek olmadığı gibi davacının sigortalılık başlangıç tarihinde Türk vatandaşı olduğu anlaşılmakla sigortalılık başlangıç tarihinin tespitine karar verilmesinin yerinde olduğu ancak davacının Türk vatandaşlığının 403 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu’nun 25.maddesinin (ç) bendine göre kaybettirilmesi nedeniyle aynı Kanun’un 29. maddesinde saklı tutulan sosyal güvenlik haklarından yararlanmalarının mümkün olmadığı ve 5901 sayılı Kanun’un 43. maddesine göre Türk vatandaşlığına alınmak için başvurusunun da bulunmadığı anlaşılmakla davacının yurt dışında geçen süreyi borçlanma isteminin reddine karar verilmesi gerektiği belirtilerek bozulmuştur.
Mahkemece Dairemizin bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; davanın reddine karar verilmiştir.

Somut olayda, davacının Türk vatandaşlığının 403 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu’nun 25. maddesinin (ç) bendine göre kaybettirildiği anlaşıldığından yurt dışında geçen süreyi borçlanma isteminin reddine karar verilmesi doğru ise de aylığa hak kazanmak için Türk vatandaşı olmaya gerek olmadığı gibi davacının sigortalılık başlangıç tarihinde Türk vatandaşı olduğu anlaşıldığından sigortalılık başlangıç tarihinin tespitine yönelik talebi bakımından kabul kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine
26/05/2016 tarihinde oybirliği ile karar verildi.