YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/14043
KARAR NO : 2016/8002
KARAR TARİHİ : 24.05.2016
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasındaki tazminat davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı dilekçesinde; malik ve zilyedi olduğu taşınmazda 22.06.2013 tarihinde davalıya ait elektrik tellerinin kopması ve ekili olan taşınmazda yangın çıkması neticesinde maddi hasar oluştuğunu,… Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2013/5 D.iş sayılı dosyası ile yapılan delil tespiti neticesinde maddi hasarın 12.126,28 TL olarak belirlendiğini, davalıya %85 kendisine ise %15 kusur izafe edildiğini, davalı kuruma başvurmasına rağmen zararının giderilmediğini belirterek, 10.307,33 TL maddi zarar ve delil tespiti dosyasında yaptığı yargılama giderlerinden davalıya düşen kısmının yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; husumet, görev, yetki, derdestlik ve zamanaşımı itirazları olduğunu, esas yönünden ise;davalı tarafın yokluğunda yaptırılan delil tespitini kabul etmediklerini, davacının taşınmazında hangi ürünün ekili olduğunun dahi belli olmadığını, söz konusu olayın elektrik hattından kaynaklandığına dair bir emare olmadığını, ispat yükünün davacı tarafta olduğunu, davalıya atfedilebilecek bir kusur olmadığını, illiyet bağı bulunmadığını, meydana gelen olayda kaçınılmazlık durumunun söz konusu olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; davanın kabulü ile;davacının uğradığı maddi hasar sonucu oluşan 16.184,58 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalı vekilinin sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Somut olayda; dosya kapsamında yer alan yangın raporu, kolluk tutanağı ve tanık beyanları ile davacıya ait buğday ekili olan taşınmazda 22.06.2013 tarihinde davalı kuruma ait elektrik direğindeki kablonun kopması sonucu söz konusu yangının meydana geldiği ve davacının tarlasında ekili olan buğday bitkisinin yandığı sabittir. Mahkemece yeniden keşif yapılmamış, delil tespiti dosyasında yapılan keşif neticesinde elektrik bilirkişisi tarafından sunulan 08.07.2013 tarihli bilirkişi raporunda belirlenen kusur oranları dikkate alınmış, dosya ziraat bilirkişisine tevdi edilmek suretiyle belirlenen 03.11.2014 tarihli bilirkişi raporu dikkate alınmak suretiyle B.K.’nun 43/1 maddesi gereğince % 15 oranında indirim de yapılarak belirlenen miktar hüküm altına alınmıştır.
…Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2013/5 D.iş sayılı delil tespit dosyasında alınan 12.07.2013 tarihli ziraat bilirkişi raporunda davacının zararı 12.126,28 TL olarak belirlenmiş olup davacı bu rapora itiraz etmemiştir. Davalı tarafın itirazı üzerine alınan bu dosyadaki 03.11.2014 tarihli ziraat bilirkişi raporunda ise, davacının zararı 19.040,69 TL olarak delil tespit dosyasındaki zarar miktarından daha yüksek olarak belirlenmiş ve mahkemece de bu miktar nazara alınarak hüküm tesisi yoluna gidilmiştir. Ancak, davacı delil tespit dosyasında alınan 12.07.2013 tarihli ziraat bilirkişi raporuna itiraz etmediğinden mahkemece bu raporda belirlenen zarar miktarını aşmamak üzere karar verilmesi gerekirken, davalı tarafın itirazı üzerine alınan 03.11.2014 tarihli ziraat bilirkişi raporunun hükme esas alınması doğru görülmemiştir.
Hal böyle olunca mahkemece;davacının delil tespit dosyasında alınan 12.07.2013 tarihli ziraat bilirkişi raporuna itiraz etmediği dikkate alınmak suretiyle bu raporda belirlenen zarar miktarını aşmamak üzere karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile bu dosyada davalı tarafın itirazı neticesinde alınan 03.11.2014 tarihli ziraat bilirkişi raporu hükme esas alınmak suretiyle hüküm tesisi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 24.05.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.