Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2016/2305 E. 2016/5932 K. 04.04.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/2305
KARAR NO : 2016/5932
KARAR TARİHİ : 04.04.2016

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacılar, iş kazası sonucu maluliyetten doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

KARAR

1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davacılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, 01.12.2006 tarihli iş kazasında yaralanarak %9 oranında sürekli iş göremezliğe maruz kalan sigortalı ile onun anne, baba ve kardeşlerinin tazminat istemlerine ilişkindir.
Mahkemece, davacı …’ın davalı… Fuarcılık Ve Geliştirme A.Ş. ile davalı … Fuarcılık Ve Organizasyon Hizmetleri A.Ş. aleyhine açtığı davaların ayrı ayrı reddine, davacılar … , ., …, …, …, …, …, … ve …’ın davalı … Fuarcılık Ve Organizasyon Hiz. A.Ş. ve… Tekstlil Branda – Çadır Sanayi ve Tic. Ltd. Şti.’ne karşı açmış oldukları manevi tazminat davalarının ayrı ayrı reddine, davacı …’ın davalı… Tekstil Branda – Çadır Sanayi ve Tic. Ltd. Şti.’ne karşı açmış olduğu tazminat davalarının kabulü ile; 37.382,78-TL maddi, 25.000,00-TL de manevi tazminatın tazminatın kaza tarihi olan 01.12.2006 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte bu davalıdan tahsiline, karar verilirmiştir.
Somut olayda uyuşmazlığın sağlıklı bir şekilde çözüme kavuşturulabilmesi için öncelikle asıl işveren-alt işveren kavramlarının açıklanması gerekir.
4857 sayılı Kanun’un 2.maddesine göre bir iş sözleşmesine dayanarak çalışan gerçek kişiye işçi, işçi çalıştıran gerçek veya tüzel kişiye yahut tüzel kişiliği olmayan kurum ve kuruluşlara işveren, işçi ile işveren arasında kurulan ilişkiye iş ilişkisi denir.
İş Kanunu’nun 2.maddesinin 7.fıkrasına göre bir işverenden, işyerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkin yardımcı işlerinde veya asıl işin bir bölümünde işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işlerde iş alan ve bu iş için görevlendirdiği işçilerini sadece bu işyerinde aldığı işte çalıştıran diğer işveren ile iş aldığı işveren arasında kurulan ilişkiye asıl işveren-alt işveren ilişkisi denir. Bu ilişkide asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak bu Kanundan, iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerinden alt işveren ile birlikte sorumludur.
5510 sayılı Kanun’un 12/6.maddesi ile de asıl işveren, bu Kanunun işverene yüklediği yükümlülüklerden dolayı alt işveren ile birlikte sorumlu tutulmuştur.
4857 sayılı Kanun’un 2/7.maddesi ile işçilerin İş Kanunu’ndan, sözleşmeden ve toplu iş sözleşmesinden doğan hakları, 5510 sayılı Kanun’un 12/6.maddesi ile de Kurumun alacakları ve işçinin sosyal güvenlik hakkı daha geniş koruma-güvence altına alınmak istenmiştir. Aksi halde, 4857 veya 5510 sayılı Kanun’dan kaynaklanan yükümlülüklerinden kaçmak isteyen işverenlerin işin bölüm veya eklentilerini muvazaalı bir biçimde başka kişilere vermek suretiyle yükümlülüklerinden kaçması mümkün olurdu. Asıl işveren ile alt işverenin birlikte sorumluluğu “müteselsil sorumluluktur”. Asıl işveren, doğrudan bir hizmet sözleşmesi bulunmamakla birlikte İş Kanunu’nun 2.maddesinin 6.fıkrası gereğince alt işverenin işçilerinin iş kazası veya meslek hastalığı nedeniyle uğrayacakları maddi ve manevi zarardan alt işveren ile birlikte müteselsilen sorumludur. Bu nedenle meslek hastalığına veya iş kazasına uğrayan alt işverenin işçisi veya ölümü halinde mirasçıları tazminat davasını müteselsil sorumlu olan asıl işveren ve alt işverene karşı birlikte açabilecekleri gibi yalnızca asıl işverene veya alt işverene karşı da açabilirler.
Alt işverenden söz edebilmek ve asıl işvereni, aracının borçlarından sorumlu tutabilmek için bir takım zorunlu unsurlar bulunmaktadır.
a) İşyerinde işçi çalıştıran bir asıl işveren bulunmalıdır. Sigortalı çalıştırmayan “işveren” sıfatını kazanamayacağı için, bu durumdaki kişilerden iş alanlar da aracı sayılmayacak ve anılan madde kapsamında dayanışmalı sorumluluk doğmayacaktır.
b) Bir başka işveren, işyerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkin bir işte veya bir işin bölüm veya eklentilerinde iş almalı ve sigortalı çalıştırmalıdır.
c) İşverenlik sıfatını, alınan işte ve o iş nedeniyle sigortalı çalıştırılması sonucunda kazanmış olması aranacaktır. Bu kişinin diğer bir takım işyerlerinde çalıştırdığı sigortalılar nedeniyle kazandığı işverenlik sıfatının sonuca etkisi bulunmamaktadır.
d) İşverenden alınan iş, işverenin sigortalı çalıştırdığı işe göre ayrı ve bağımsız bir işyeri olarak değerlendirilebilecek nitelikte olmamalıdır, aksi halde iş alan kimse aracı değil, bağımsız işveren niteliğinde bulunacaktır.
e) İşin bütünü başka bir işverene bırakıldığında, iş anahtar teslimi verildiğinde veya işveren kendisi sigortalı çalıştırmaksızın işi bölerek ihale suretiyle farklı kişilere vermişse, iş sahibi (ihale makamı) Yasanın tanımladığı anlamda asıl işveren olmayacağından, bir alt-üst işveren ilişkisi bulunmayacaktır.
f) Alt işverenin aldığı iş, işverenin asıl işinin bölüm ve eklentilerindeki işin bir kesimi yada yardımcı işler kapsamında bulunmalıdır. Asıl işverenden alınan iş, onun sigortalı çalıştırdığı işe göre ayrı ve bağımsız bir nitelik taşımaktaysa, işi alan kimse alt işveren değil, bağımsız işveren sayılacaktır. Bu noktada belirleyici yön; yapılan işin, diğerinin bütünleyici, yardımcı parçası olup olmadığıdır. İşyerindeki üretimle ilgili olmayan ve asıl işin tamamlayıcısı niteliğinde bulunmayan bir işin üstlenilmesi halinde, alt işverenden söz etme olanağı kalmayacak, ortada iki bağımsız işveren bulunacaktır. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 24.05.1995 gün ve 1995/9-273-548 sayılı kararı da aynı yöndedir.)
Somut olayda 01.12.2006 tarihli iş kazasının … Limanında vuku bulduğu ve davacı kazalının iş kazası tarihinde davalı… Teks.Branda San.Tic.Ltd.Şti. çalışanı iken bu kazaya maruz kaldığı hususlarında ihtilaf bulunmamaktadır. İhtilaf davalı … Teks.Branda San.Tic.Ltd.Şti. ile diğer davalı şirketler olan … Fuarcılık Ve Org. Hiz. A.Ş. ve… Fuarcılık ve Geliştirme A.Ş. arasındaki ilişkinin ortaya konulmasında çıkmaktadır. Aksi sabit oluncaya kadar geçerli belgelerden olan SGK Başkanlığı Rehberlik ve Teftiş Başkanlığı inceleme Raporunda bu davalıların (… Fuarcılık Ve Org. Hiz. A.Ş. ve… Fuarcılık ve Geliştirme A.Ş.’nin) somut olaya dair irtibatları net ortaya konulmadığı gibi davalı… Fuarcılık ve Geliştirme A.Ş. vekili davaya verdiği cevabında kaza tarihinde Mersin Yat Limanında fuar düzenlemediklerini savunarak husumet itirazında bulunmuştur. Bu kapsamda davalılar arasındaki ilişkinin tartışmalı olduğu açıktır. Bilindiği üzere hakimin davayı aydınlatma görevi kapsamında taraflarca getirilen iddiala ve savunmaları araştırılması gerekir. Eldeki davada da bu kapsamda Mahkemece araştırılması gereken belli başlı bazı hususlar bulunmakta olup bunların başında öncelikle tüm dosya kapsamına göre kazanın Mersin Yat Limanındaki Fuar alanında meydana gelmesine göre bu fuar alanının kaza tarihi itibariyle kimin mülkiyet veya işletiminde olduğu, kazanın meydana geldiği fuar organizasyonunu kimin üstlendiği, fuar organizesini üstlenen kişi veya kişilerin başkaca kişilere fuar alanında iş yaptırıp yaptırmadıkları hususunda sözleşmeler dahil tüm kayıtların ilgili yerlerden istenilmesi gelmektedir. İncele konusu dosyada ise böylesi etkin bir araştırma yapılmadan karar verilmiş bunun neticesi olarak da davalı … Fuarcılık Ve Org. Hiz. A.Ş. ve… Fuarcılık ve Geliştirme A.Ş. hüküm altına alınan tazminatlardan sorumlu olmadıkları neticesine varılmıştır.
Açıklanan maddi ve hukuki olgular nazara alınmaksızın eksik araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Yapılacak iş; yukarıda açıklanan hususlarda araştırma yaparak davalılar arasındaki ilişkiyi açık bir şekilde ortaya koymak, eğer davalı… Teks.Branda San.Tic.Ltd.Şti. ile diğer davalılar arasında yine yukarıda giriş kısmında açıklanan ilkeler kapsamında asıl-alt işveren ilişkisinin varlığı ortaya konulur ise bu kez asıl işverenlerin alt işverenlerin eylemlerinden ötürü kusursuz olduklarını dikkate alarak yine tüm delilleri bir arada değerlendirip neticesine göre karar vermekten ibarettir.
O halde davacılar vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır.
SONUÇ: Kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz eden davacılar’a iadesine 04.04.2016 gününde oy birliğiyle karar verildi.Başkan