Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2016/9608 E. 2016/17567 K. 29.09.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/9608
KARAR NO : 2016/17567
KARAR TARİHİ : 29.09.2016

… vekili avukat … ile ….vekili avukat … aralarındaki dava hakkında … 15. Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 11/09/2014 gün ve 2013/11-2014/237 sayılı hükmün davalı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşuldu.
KARAR
Davacı, davalı şirketin avukatlık ve hukuki danışmanlığını yaparken haksız azlettinden bahisle alacağının tahsili amacıyla başlattığı icra takibine davalının haksız itiraz ettiğini ileri sürerek itarın iptaline, takibin devamı ile icra inkar tazmınatına karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, kısmen kabulü ile 1.044,95TL açısından davalı yanın dayanak icra dosyasına yaptığı itirazın iptaline, takibin devamına, alacak likit olmayıp hesaplamayı gerektirdiğinden icra inkar tazminatı talebinin reddine, fazlaya dair istemin reddine, karar verilmiş; hüküm, davalı tarafça temyiz edilmiştir.
1-14.7.2004 günlü ve 5219 sayılı yasa ile HUMK.nun 427/2 maddesindeki temyiz ile ilgili parasal sınır 1.000.000.000 TL, 5236 sayılı yasanın 19. maddesi uyarınca 1.1.2015 tarihinden itibaren 2.080,00 YTL.ye çıkarılmıştır. Anılan yasada derdest davalar yönünden ne şekilde uygulanacağı yönünde açık bir uygulama hükmü bulunmamakta ise de Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 23.2.2005 gün ve esas 2005/13-32, karar 2005/85 sayılı kararı uyarınca yerel mahkemelerce kurulan hükümlerin temyizinin ve temyiz incelemesi sonucunda Yargıtay daireleri ya da Hukuk Genel Kurulunca verilen kararlara karşı karar düzeltme yoluna gidilmesi durumunda temyiz ya da karar düzeltme istemi hangi karara yönelik ise, o karar tarihinde yürürlükte bulunan kanun hükmünün esas alınacağı belirtilmiştir. Davalı tarafından temyiz edilen kısım kabul edilen 1.044,95 Tl’ye yönelik olup, karar tarihi (11.09.2014) itibariyle kabul edilen asıl alacak miktarı 1.890,00 TL’yi geçmediğinden HUMK.nun 5219 sayılı yasa ile değiştirilen 427.maddesinin 2.fıkrası gereğince davalının temyiz hakkı bulunmamaktadır. O nedenle miktar itibariyle kesin olan karara ilişkin davalının temyiz dilekçesinin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenle davalının temyiz dilekçesinin REDDİNE, 29/09/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.