Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2016/10237 E. 2016/13805 K. 07.11.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/10237
KARAR NO : 2016/13805
KARAR TARİHİ : 07.11.2016

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, çalıştığı süre boyunca yapılan SGK kesintilerinin kesinti tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal gerektirici nedenlere göre davalı Kurum vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2- Dava, davacının aldığı ek ödemelerden davalı Kurumca yapılan prim kesintilerinin iadesi istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş, ancak davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmemiştir.
Hüküm tarihinde geçerli olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 6. maddesinde; “Anlaşmazlık, davanın konusuz kalması, feragat, kabul, sulh veya herhangi bir nedenle; ön inceleme tutanağı imzalanıncaya kadar giderilirse, Tarife hükümleriyle belirlenen ücretlerin yarısına, ön inceleme tutanağı imzalandıktan sonra giderilirse tamamına hükmolunur. Bu madde yargı mercileri tarafından hesaplanan akdi avukatlık ücreti sözleşmelerinde uygulanmaz.” denilmektedir.
HMK’nın “Ön İnceleme ve Tahkikat” başlıklı 320. maddesine göre mahkeme, mümkün olan hâllerde tarafları duruşmaya davet etmeden dosya üzerinden karar verebilir ise de daha önce karar verilemeyen hâllerde mahkeme, ilk duruşmada dava şartları ve ilk itirazlarla hak düşürücü süre ve zamanaşımı hakkında tarafları dinler; daha sonra tarafların iddia ve savunmaları çerçevesinde, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları tek tek tespit eder. Uyuşmazlık konularının tespitinden sonra hâkim, tarafları sulhe teşvik eder. Tarafların sulh olup olmadıkları, sulh olmadıkları takdirde anlaşamadıkları hususların nelerden ibaret olduğu tutanağa yazılır; tutanağın altı hazır bulunan taraflarca imzalanır. Tahkikat bu tutanak esas alınmak suretiyle yürütülür.
Somut olayda mahkemece, ön inceleme aşaması tamamlanmadan karar verildiği ve davalı Kurumun kendisini vekil ile temsil ettirdiği gözetilerek Tarifede belirlenen maktu ücretin yarısı olan 900,00 TL vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken; yanılgılı değerlendirme ile vekalet ücretine hükmedilmemesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, HMK 370/2. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının yargılama giderleri ve vekalet ücretine ilişkin 3 .bendinin silinerek yerine “Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, davalı Kurum kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT’ye göre hesaplanan 900,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı Kuruma verilmesine” yazılmasına ve hükmün bu düzeltilmiş şekli ile ONANMASINA, 24/10/2016 gününde oy birliğiyle ile karar verildi.

C.C