YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/9659
KARAR NO : 2014/1921
KARAR TARİHİ : 04.02.2014
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada … … 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 20.10.2011 tarih ve 2010/25-2011/716 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 04.02.2014 günü tebligata rağmen gelen olmadığı yoklama ile anlaşıldı, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalılar arasında imzalanan 15.12.1998 tarihli sözleşme ile davalı şirketin, dava dışı … Konut Yapı Kooperatifine ait sözleşme ekinde yer alan krokide A1 Blok A ile gösterilen blokta yer alan 4.kat 20 numaralı dairenin en geç 31.12.2000 tarihine kadar müvekkili adına tapuda tescil ettirilmesinin taahhüt edildiğini, işbu sözleşmenin tüm yükümlülüklerinin diğer davalı … tarafından da BK’nın 110.maddesine göre yüklenildiğini, sözleşmede yazılı 33.000 USD’nın müvekkili tarafından davalı şirkete ödendiği halde davalı tarafın edimini yerine getirmediğini ileri sürerek, davacı tarafından davalı tarafa ödenen 33.000 USD’nın ödeme tarihlerinden itibaren aylık %3 faizi ve 31.12.2000 tarihinden itibaren aylık 200 USD cezai şartın davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne ilişkin verilen karar davalılar vekilinin temyizi üzerine Dairemizce “taraflar arasında düzenlenen 15.12.1998 tarihli sözleşmenin tamamı birlikte değerlendirildiğinde protokolün imzalanmasındaki amacın; kooperatif ortağı olan davacının ödemesi gereken aidatların yüksek miktarda ve kısa sürede ödenmesi, karşılığında davacıya teslim edilecek konutun 31.12.2000 tarihine kadar bitirilerek adına tapusunun verilmesi, 31.12.2000 tarihine kadar davacı ortağa taşınmaz tapusunun verilmemesi ve bu nedenle davacının kooperatif ortaklığından ayrılması halinde, kooperatif tarafından davacıya ödenecek ayrılma payının davalılar tarafından davacıya ödeneceği ve her halükarda davacıya süresinde tapunun devredilmemesi halinde davacıya cezai şart ödeneceğinin taahhüt edilmesi olduğu, bu durum karşısında mahkemece, davacı asilin isticvap edilerek, davacının halen dava dışı kooperatif ile ortaklık ilişkisini sona erdirip erdirmediği sorularak, kooperatif ile
olan ortaklık ilişkisini sonlandırması halinde davacının çıkma payını ve cezai şartı davalı taraftan BK’nın 110. maddesi gereğince üçüncü şahsın edimini taahhüt eden sıfatı ile talep edebileceği gözetilerek, davacının kooperatif ile olan ortaklık ilişkisini sonlandırıp sonlandırmadığının araştırılması gerektiği” gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak, davacının halen dava dışı kooperatifin ortağı olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Mahkemece, Dairemizin bozma kararı öncesi verilen kabul kararında belirlenen 6.221,02 TL ilam harcı, davalı tarafça mahkeme veznesine yatırılmış olup, bozma kararı sonrası verilen red kararı üzerine davalının yatırmış olduğu ilam harcının talebi halinde davalıya iadesine karar verilmesi gerekirken, anılan bedelin davacıdan tahsiline karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiş ise de, yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK’nın 438/7. maddesi uyarınca hükmün, aşağıda yazılı olduğu şekilde düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda 1 no’lu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2 no’lu bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazının kabulü ile hüküm fıkrasının “Diğer Yargılama Giderleri” başlığı altındaki a bendinde yer alan “6.221,02 TL peşin harcın” ibaresinin hüküm fıkrasından çıkarılmasına ve c bendinden sonra gelmek üzere d bendi olarak “davalı tarafça yatırılan 6.221,02 TL ilam harcının istek halinde davalıya iadesine” cümlesinin eklenmek suretiyle kararın davacı yararına DÜZELTİLEREK ONANMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 04.02.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.