Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2016/5451 E. 2016/8320 K. 22.03.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/5451
KARAR NO : 2016/8320
KARAR TARİHİ : 22.03.2016

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR

Davacı …, “Katı Atık Toplama, Taşıma, Süpürme ve Kent Temizliği” işinin ihale ile davalı şirkete verildiğini, davalı şirketin çalıştırmış olduğu işçilerden …’in iş akdinin feshedilmesi üzerine iş mahkemesinde açmış olduğu davada, dava konusu işçilik alacaklarının üst işveren sıfatıyla Belediyeden, alt işveren sıfatıyla da davalı şirketten müteselsilen tahsiline karar verildiğini, başlatılan takip üzerine ödeme yapmak zorunda kaldıklarını, oysa ki taraflar arasındaki sözleşme ve şartnameler gereğince yüklenici şirketin, ihale konusu işin ifası için çalıştırdığı işçilerin her türlü hak ve alacaklarından nihai olarak sorumlu olduğunu ileri sürerek, dava dışı işçiye yapılan 7.247,55 TL ödemenin, ödeme tarihinden itibaren gecikme faiziyle birlikte davalıdan rücuen tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Dava, asıl işveren davacı Belediyenin, davalı şirket tarafından çalıştırılan işçinin açmış olduğu dava sonrasında ödemek zorunda kaldığı miktarın rücuen tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece taraflar arasındaki sözleşmenin eki niteliğinde olan teknik şartnamede, üst işveren olarak Belediye’ye yöneltilebilecek her türlü talep nedeniyle açıkça yüklenicinin sorumlu olduğunun belirtilmiş olması nedeniyle davacı Belediyenin asıl işveren olarak ödemiş olduğu miktarın tamamını davalıdan rücuen tahsilini talep edebileceği belirtilerek, davanın kabulüne karar verilmiştir. Ne var ki davalı alt işveren, dava dışı işçinin kendilerinden başka diğer alt işverenler nezdinde de çalıştığını, bu nedenle sadece kendi dönmeleri ile sınırlı olarak sorumlu olmaları gerektiğini savunmuşsa da, mahkeme bu yönde bir inceleme ve değerlendirme yapılmamıştır. Davacı …’den tahsil edilen işçilik alacakları, dava dışı işçinin sadece davalı şirket nezdindeki çalışmasını değil, dava dışı diğer alt işverenler nezdindeki çalışmalarını da kapsamakta ise, işçinin çalışmış olduğu her bir alt işveren dönemine isabet eden işçilik alacaklarından, ilgili olan alt işveren sorumlu olacağından, davalı alt işverenin sorumluluğu da sadece kendi dönemi ile sınırlı olmalıdır. Bununla beraber feshe bağlı bir hak olan ihbar tazminatından ise sadece son işveren sorumludur. Bunun dışındaki tüm işçilik alacaklarından ise, işçinin çalışmış olduğu alt işverenler, davacı üst işverene karşı kendi dönemleriyle sınırlı olmak üzere sorumludurlar.
O halde mahkemece, iş bu davaya konu olan işçilik alacakları nedeniyle, davalı alt işverenin sorumluluğunun sadece kendi dönemi ile sınırlı olduğu dikkate alınarak, davalının bu yöndeki savunması yönünden inceleme ve değerlendirme yapılmak suretiyle, konusunda uzman bilirkişiden bu doğrultuda taraf, mahkeme ve Yargıtay denetimine elverişli rapor alınıp, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, açıklanan hususlar göz ardı edilerek, eksik inceleme ile karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ : (1) no’lu bent gereğince davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) no’lu bentte açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan 123,80 TL harcın istek halinde iadesine, 22/03/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.