YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/1733
KARAR NO : 2016/2052
KARAR TARİHİ : 28.06.2016
Mahkeme : … Ağır Ceza Mahkemesi
Suç : Uyuşturucu madde ticareti yapma
Hüküm : Mahkûmiyet
Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ :
1- 5237 sayılı TCK’nın 220. maddesinde düzenlenen “Suç işlemek için örgüt kurmak” suçunun işlendiğinin ve örgütün varlığının kabul edilebilmesi için; üye sayısının en az üç kişi olması, üyeler arasında soyut bir birleşme değil gevşek de olsa hiyerarşik bir ilişkinin bulunması, suç işlenmese bile suç işlemek amacı etrafında fiili bir birleşmenin olması, niteliği itibariyle devamlılık göstermesi gereklidir. Örgütün yapısı, sahip bulunduğu üye sayısı ile araç ve gereç bakımından, amaçlanan suçları işlemeye elverişli olması da aranmalıdır. Örgüt yapılanmasında işlenmesi amaçlanan suçların konu ve mağdur itibariyle somutlaştırılması mümkün, ancak zorunlu değildir. Soyut olarak sanık sayısının üç kişiden fazla olması örgütün varlığının kabulü için yeterli olmayıp bu durumda iştirak ilişkisinden söz edilebilir.
Örgüt üyesi olmamakla birlikte örgütün faaliyeti çerçevesinde suç işleyen kişi, hem işlediği suçtan hem de örgüte üye olmak suçundan ayrı ayrı cezalandırılır.
Somut olaya bakıldığında; sanıkların örgüt oluşturmak için sayısal yeterlikte olduğu anlaşılmakta ise de, suç işleme amacı etrafında hiyerarşik bir yapılanma ve suç işleme iradelerinde devamlılık saptanmamıştır.
Açıklanan durum karşısında, sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK’nın 220. maddesi ile 188. maddesinin 5. fıkrasının uygulanmasının koşullarının bulunmadığı ve buna göre lehe yasanın belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
2- Sanıklar hakkında 5252 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 9. maddesinin 3. fıkrasına aykırı olarak, suç tarihinde yürürlükte olan 765 sayılı TCK’nın 403/5, 403/7, 59. maddeleri ile 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önce 01/06/2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK’nın 188/3 ve 62. maddeleri ayrı ayrı uygulanarak karşılaştırma ve somutlaştırma yapılmadan 765 sayılı TCK hükümleri lehe kabul edilerek hüküm kurulması,
3- Dairemizin 09.07.2014 tarihli bozma ilamına uyulmasına karar verildiği halde, sanık … hakkında TCK’nın 192. maddenin 3. fıkrasında yer alan etkin pişmanlık hükmünün uygulanmaması,
Yasaya aykırı, sanıklar müdafilerinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan, hükümlerin BOZULMASINA, 28/06/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.