YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/13990
KARAR NO : 2016/4944
KARAR TARİHİ : 21.03.2016
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacı vekili, müvekkilinin davalıdan satın almaya karar verdiği bir aracın kaparo bedeli olarak davalıya ödeme yaptığını, ancak aracın ölümlü trafik kazasına karıştığının öğrenildiğini ve satışın gerçekleşmediğini, müvekkilinin yapmış olduğu ödemeyi davalıdan talep ettiğini, ancak davalının iadeden imtina ettiğini, alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibinin davalının haksız itirazı ile durduğunu ileri sürerek itirazın iptaline ve %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı iddialarının gerçeği yansıtmadığını, davacının satış sözleşmesine uygun olarak otobüsü teslim aldığını, çalıştırdığını ve kazanç elde ettiğini, satış bedelinin bakiyesini ise ödemediğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece toplanan delillere göre; davalı tarafın kaparo bedelinin kendisine ödenmediği yönünde bir itirazda bulunmadığı, tanık beyanına göre aracın davacıya teslim edilmediğinin anlaşıldığı, dolayısıyla kaparo bedelinin davacıya iadesinin gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasındaki satışa konu aracın ticari vasıftaki otobüs olduğu, dolayısıyla uyuşmazlığın 6102 sayılı …’nun 4.maddesi uyarınca ticari nitelikte olduğu anlaşılmaktadır. Dava, 6335 sayılı Yasa ile değişik 6102 sayılı …’nın 5. maddesi hükmünün yürürlüğe girdiği 01/07/2012 tarihinden sonra açılmıştır. Anılan yasa hükmüne göre; “Asliye Ticaret Mahkemesi ile Asliye Hukuk Mahkemesi ve diğer Hukuk Mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır.” Görev, kamu düzenine ilişkin olduğundan mahkemece yargılamanın her safhasında kendiliğinden gözetilmelidir. Bu durumda mahkemece, davaya bakma görevinin ticaret mahkemelerine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, işin esasına girilerek karar verilmesinde isabet görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 21/03/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.