Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2014/5233 E. 2014/7888 K. 28.04.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/5233
KARAR NO : 2014/7888
KARAR TARİHİ : 28.04.2014

MAHKEMESİ : İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 02/10/2013
NUMARASI : 2013/432-2013/436

İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 02.10.2013 tarih ve 2013/432-2013/436 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi ihtiyati haciz isteyen (alacaklı) vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
İhtiyati hacze itiraz edenler vekili, alacağın taşınmaz rehni ile teminat altına alındığını, alacaklı bankanın 24.09.2013 tarihinde müvekkillerinin de aralarında bulunduğu kişiler aleyhine İstanbul 18. İcra Müdürlüğü’nün 2013-23104 E. sayılı dosyasından ilamsız icra takibi başlattığını, bu takibe taraflarınca 30.09.2013 tarihinde itiraz edildiğini, alacaklının ihtarnamesine de taraflarınca 30.09.2013 tarihinde itiraz edildiğini, alacaklının delilleri arasında gösterdiği ihtar müvekkilerine tebliğ edilmeden aleyhlerine icra takibi başlatıldığı için takibin iptali davası açıldığını, ihtara itiraz edildiğinden ihtarın ve hesap özetinin kesinleşmediğini, ilamsız takibe itiraz nedeni ile müvekkilleri yönünden takibin durduğunu, bankanın ihtiyati haciz kararının infazını İstanbul 18. İcra Müdürlüğü’nün 2013-23104 E. sayılı dosyasından yaptığını, durmuş olan takipte ihtiyati haciz ile işlem yapıldığını, ileri sürerek ihtiyati haciz kararının müvekkilleri yönünden kaldırılmasını talep etmiş, ek beyan dilekçesinde ise alacaklı kat ihtarının tebliğini beklemeden ve ihtarı ile verdiği süreyi beklemeden ihtiyati haciz talep ettiğini, BK’nın 586/1. maddesi uyarınca alacaklının borçluyu takip etmeden ve taşınmaz rehnini paraya çevirmeden kefil yönünden talepte bulunmasının bazı şartlara bağlandığını, somut olayda bu şartların gerçekleşmediğini, asıl borçlu dava dışı P.A.Ş’ nin ihtara itiraz ettiğini ileri sürerek ihtiyati haczin kaldırılmasını istemiştir.
Alacaklı Banka vekili, kefaletten kaynaklanan alacağın rehinle temin edilmediğini, ihtiyati haczi derdest olan takip dosyasında uygulama hakkına sahip olduklarını, yeni bir takip yapılması gerekmediğini, taraflarına tebliğ edilen itiraz dilekçesi bulunmadığını savunarak itirazın reddini istemiştir.
Mahkemece, alacaklının, asıl borçlunun kendi taşınmazını lehine ipotek ettiği halde doğrudan kefillere gittiği, taşınmaz rehnine başvurusunun daha sonra olduğu, kefaletten kaynaklanan alacağın rehinle temin edilmemiş ise de asıl borçlunun bu yönde teminatı ve rehni varken kefillere öncelikle tahsil için gidilemeyeceği, borçluların hesap kat ihtarına itirazlarının olmamasının iddiayı haklı kılmadığı, ihtiyati haciz için alacaklının başvurusunun asıl borçluya ihtar tebliğinden önce olduğu gibi BK 586. maddesi hükmü gereği rehnin paraya çevrilmesinden önce kefillere gidilemeyeceği, gerekçesi ile muterizin itirazının kabülü ile, muterizler, F.Paketleme A.Ş. ve N.. H.. yönünden verilmiş olan 02/10/2013 tarihli ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına, karar verilmiştir.
Kararı, alacaklı Banka vekili temyiz etmiştir.
Muteriz borçluların da imzasını taşıyan kredi sözleşmesinin 52. maddesinde adres değişikliğinin bildirilmemesi halinde eski adrese çıkarılacak tebliğler bakımından asıl borçlu ve kefillerin itiraz hakkı olmadığı öngörülmüştür. Bu durumda, asıl borçluya çıkarılan hesap kat ve ödeme ihtarının 25.09.2013 tarihinde muhatabın adreste bulunamaması nedeni ile bila tebliğ iade edilmiş olması ve ihtiyati haciz talep tarihi olan 24.09.2013 ile itiraza konu ihtiyati haciz kararının verildiği 02.10.2013 tarihleri arasında asıl borçlu tarafından borcun ödendiğine ilişkin bir iddianın ileri sürülmemiş bulunması, mahkemenin gerekçesinde sözü edilen 6098 sayılı TBK’nın 586/2. maddesinde belirtilen rehnin gayrimenkul ipoteği niteliğinde olmayıp taşınır veya alacak rehni niteliğinde bulunması hususları gözetildiğinde usul ve yasaya uygun nitelikteki ihtiyati haciz kararına itirazın İİK’nın 265. maddesi hükmü uyarınca reddi gerekirken ihtiyati haciz kararının kaldırılması doğru olmamış, kararın ihtiyati haciz talep eden alacaklı banka yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle ihtiyati haciz talep eden alacaklı banka vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın alacaklı banka yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 28.04.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.