Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2014/1148 E. 2014/7886 K. 28.04.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/1148
KARAR NO : 2014/7886
KARAR TARİHİ : 28.04.2014

MAHKEMESİ : ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 18/09/2013
NUMARASI : 2013/230-2013/254

Hasımsız olarak görülen davada Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 18/09/2013 tarih ve 2013/230-2013/254 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin dava dışı D. K. ve M.S.’a borç para verdiğini, bu kişilerce de müvekkiline alacaklı kısmı boş bırakılan bonoların düzenlenip müvekkiline teslim edildiğini, müvekkilinin aradaki iyi ilişkiye binaen düzenlenen senetlere bakmadığını, borçlusu Murat olan senedin düzenleme tarihinin yazılı olup olmadığına dahi dikkat etmediğini, müvekkilinin bu iki bonoyu kaybettiğini ileri sürerek, borçlusu D. K. olan 31.07.2013 tanzim – 30.11.2013 vade tarihli 4.000 TL bedelli bono ve borçlusu M. S. olan güven ilişkisinden dolayı incelemeden aldığı tanzim tarihinin yazılı olup olmadığını hatırlayamadığı 22.03.2014 vade tarihli 2.000 TL bedelli bonoların zayiinden dolayı iptallerine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, iptali istenen bonoların lehtar kısmının boş olduğu ve tanzim tarihinin yazılmadığının davacı beyanıyla sabit olduğu, TTK 776/1-e lehdarın 776/1-8 tanzim tarihi ve yerinin yazılmasının kambiyo senedi vasfı için zorunlu unsur olduğu, bunların yokluğunda bononun kambiyo vasfını taşımayacağı, gerekçesi ile dava koşullarının yokluğu nedeni ile davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
6102 sayılı TTK.’nın 778. maddesi delaleti ile bonolar bakımından iptal davaları açısından uygulanması gerekli TTK.’nın 759/2. maddesi uyarınca iptal isteminde bulunan kişi bono elinde iken zayi olduğuna dair inandırıcı bir şekilde gösteren delilleri mahkemeye sağlamak, senedin bir suretini ibraz etmek yahut da senedin esas içeriği hakkında bilgi vermekle yükümlüdür. Bu açıdan somut işe bakıldığında davacı dava dilekçesine, iptalini istediği bonolardan birinin fotokopisini eklemiş, dilekçede diğer bono hakkında da keşideci, meblağ ve vade tarihi hakkında beyanda bulunmuştur. Öte yandan Dairemiz’in 2010-4563 E. 2011-15716 K. emsal nitelikte ilamında da vurgulandığı üzere açık bono düzenlenmesi mümkün olup, zorunlu unsurların tedavüle çıkarılmadan önce tamamlanmasında yasaya aykırı bir durum bulunmadığından, mahkemenin yerinde olmayan gerekçe ile iptali istenen bonoların kambiyo senedi vasfı bulunmadığından bahisle hukuksal yararı aşikar olan davanın reddine karar vermesi doğru olmamış, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile yerel mahkeme kararının bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 28.04.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.