Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2016/2311 E. 2017/2471 K. 21.06.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/2311
KARAR NO : 2017/2471
KARAR TARİHİ : 21.06.2017

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Tasarlayarak öldürmeye teşebbüs
HÜKÜM : TCK.nun 82/1-a, 35, 62, 53/1. maddeleri uyarınca 10 sene 10 ay hapis cezası.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanık …’ın, katılan …’a yönelik eyleminin sübutu kabul, takdire ilişkin cezayı azaltıcı sebebin niteliği takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümde bozma nedenleri dışında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, katılan vekilinin temyiz dilekçelerinde TCK’nun 62. maddesinin uygulanmaması gerektiğine, sanık müdafiinin temyiz dilekçelerinde ve duruşmalı incelemede meşru müdafaa hükümlerinin uygulanması gerektiğine, verilen cezanın fazla olduğuna yönelen ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
1- Sanığın kızı ile katılan arasındaki boşanma davasına ilişkin dosya getirtilerek,
a- Tanıklar … ve …’nın, sanığın katılanı adliye içerisinde öldüreceğine ilişkin söyleminin ne zaman gerçekleştiğinin tespitine yönelik beyanları da alınarak, bu söylemden itibaren tasarlama için öngörülen makul bir sürenin geçip geçmediğinin tartışılması gerektiğinin düşünülmemesi,
b- Dosya içerisinde bulunan Gaziantep Cumhuriyet Başsavcılığının … soruşturma nolu dosyası ve… Polis Merkezi Amirliğinin … suç nolu fezlekesi de dikkate alınarak sanık hakkında TCK’nun 29. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi,
2- Kendisini vekille temsil ettiren katılan lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
3- 24.11.2015 günlü Resmi Gazetede yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarih, 2014/140 esas ve 2015/85 sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nun 53. maddesinin iptal edilen bölümleri doğrultusunda sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
4- Kabule göre de, TCK’nun 35. maddesi ile yapılan uygulama sırasında meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı nazara alınarak, alt sınır aşılarak uygun bir ceza tayini yerine sadece hiç isabet olmayan hallerde uygulanabilecek şekilde 13 yıl cezaya hükmolunması suretiyle eksik ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş olup, sanık müdafiinin ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, hükmün tebliğnamedeki düşünceye uygun olarak BOZULMASINA, 21/06/2017 gününde oybirliği ile karar verildi.
21/06/2017 gününde verilen işbu karar Yargıtay Cumhuriyet Savcısı …’in huzurunda ve duruşmada savunmasını yapmış bulunan sanık … müdafii Avukat …’in yokluğunda 29/06/2017 gününde usulen ve açık olarak anlatıldı.