YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/16487
KARAR NO : 2017/16679
KARAR TARİHİ : 07.07.2017
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, 15.3.2006-682012 tarihleri arasında Makine ikmal bölümünde şoför olarak çalıştığını asgari ücret aldığını, iş sözleşmesinin emeklilik sebebi ile feshettiğini ileri sürerek kıdem tazminatı ve yıllık izin alacaklarının davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalının Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, dosya içeriği ve bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Karar, kanuni süresi içinde davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacı işçinin ücretinin miktarı hususu taraflar arasında uyuşmazlık konusudur.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 26. maddesi “Hâkim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebilir.” hükmü uyarınca taleple bağlılık kuralına aykırı olarak talepten fazlasına karar verilmesi usule aykırıdır.
Davacının davalıya ait işyerinde 15.03.2006-682012 tarihleri arasında Makine ikmal bölümünde şoför olarak çalışmıştır. Davacı dava dilekçesinde asgari ücret aldığını beyan etmesine karşın mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda asgari ücret ve sigorta primi tutarına göre seçenekli hesaplamalar yapılmıştır. Mahkemece ,davacının ücreti dava dilekçesinde ki talebi aşılarak sigorta kayıtlarındaki prime göre yapılan hesaplamalar kabul edilmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun “davanın tamamen ıslahı” başlıklı 180. maddesinde “Davasını tamamen ıslah ettiğini bildiren taraf, bu bildirimden itibaren bir hafta içinde yeni bir dava dilekçesi vermek zorundadır. Aksi halde, ıslah hakkı kullanılmış sayılır ve ıslah hiç yapılmamış gibi davaya devam edilir.” hükmü düzenlenmiştir. Davacı vekili, 31.03.2015 tarihinde davasını tamamen ıslah ettiğini bildirmiş ise de, 6100 sayılı Kanun’da gösterilen usulde yeni bir dava dilekçesi sunmamıştır. Bu halde, ıslah yapılmamış sayılarak davaya devam edilmesi ve davacının talebine bağlı olarak talep edilen alacakların asgari ücret üzerinden hesaplanması gerekirken, aksi yönde kabulle hüküm tesis edilmesi hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç:
Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının isteği halinde ilgilisine iadesine, 07.07.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.