YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/13439
KARAR NO : 2017/3312
KARAR TARİHİ : 19.04.2017
Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Haberleşmenin gizliliğini ihlal
Hüküm : TCK’nın 132/1-1, 132/1-2, 43/1-2, 62/1, 53/1. maddeleri gereğince mahkumiyet
Haberleşmenin gizliliğini ihlal suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
TCK’nın 132. maddesindeki haberleşmenin gizliliğini ihlal ve 134. maddesindeki özel hayatın gizliliğini ihlal suçlarının, aynı Kanun’un 139/1. maddesi uyarınca soruşturulmasının ve kovuşturulmasının şikayete tabi olduğu, sanık hakkında düzenlenen 03.09.2013 tarihli iddianamede, sanığın, mağdurlarla farklı zaman dilimlerinde aynı telefon hattından peş peşe yaptığı telefon görüşmelerini gizlice kaydettiğinin iddia edilmesi ve sanığın tarafı olduğu haberleşme içeriklerini kaydetmesi karşısında, sanığın TCK’nın 132/1. maddesindeki haberleşmenin gizliliğini ihlal suçunu oluşturmayan eylemlerinin, aynı Kanun’un 134/1. maddesindeki özel hayatın gizliliğini ihlal suçu kapsamında değerlendirilebileceği, mağdurların, duruşmanın 15.04.2014 tarihli 2. oturumunda sanığa yönelik şikayetlerinden vazgeçtiklerini beyan ettikleri, mağdurların şikayetlerinden vazgeçtiklerine dair ibarelerin yazılı olduğu gerekçeli kararı tebellüğ eden ve vazgeçmeden haberdar olan sanığın açıkça vazgeçmeye karşı koymadığı, dosya kapsamı itibariyle CMK’nın 223/9. maddesi kapsamında derhal beraat kararı verilmesini gerektiren haller de bulunmadığı dikkate alındığında, kovuşturmada şikayet koşulunun gerçekleşmemesi nedeniyle sanık hakkındaki davanın düşmesine karar verilmesi gerekirken, yargılamaya devamla yazılı şekilde sanığın TCK’nın 132/1. maddesindeki haberleşmenin gizliliğini ihlal suçundan dolayı mahkumiyetine karar verilmesi,
Kanuna aykırı olup, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA; ancak, yeniden yargılama gerektirmeyen bu hususta aynı Kanun’un 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden; sanık hakkındaki davanın TCK’nın 134/1, 139/1, 73/4, 73/6 ve CMK’nın 223/8. maddeleri gereğince DÜŞMESİNE, 19.04.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.