YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/10975
KARAR NO : 2017/2311
KARAR TARİHİ : 22.03.2017
Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Özel hayatın gizliliğini ihlal
Hüküm : TCK’nın 134/2, 62, 53/1-2-3, 58/6. maddeleri gereğince mahkumiyet
Özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık ve sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Olayın tek görgü tanığı olan …’in, duruşmada sanık tarafından da içeriğine itiraz edilmeyen yeminli anlatımlarına, sanığın kısmi ikrarı içeren savunmasına ve mağdurun beyanlarına göre; sanık …’in, gayriresmi olarak birlikte yaşadığı mağdur … tarafından aralarındaki ilişkiye son verilmesinden yaklaşık üç ay sonra, mağdurun kardeşinin eşinden alacaklı olduğunu ifade eden ve alacağının tahsili için kendisine danışan tanık …’e, cep telefonunda mevcut olan mağdura ait müstehcen bir resmi gösterip, “…, aha, ben de bunun fotoğrafı var, sana gösteriyorum, belki bunu dersen sana paranı verirler.” dediği ve mağdurun fiziksel mahremiyetine ilişkin özel görüntüsünü onun rızası dışında ifşa ettiği anlaşıldığından, sanığın üzerine atılı TCK’nın 134/2. maddesinde tanımlanan özel hayatın gizliliğini ihlal suçunun sübut bulduğuna dair yerel mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiş olup, hem soruşturma hem kovuşturma evresinde olayın özünü ayrıntılı ve esasa etkili olmayan farklılıklar dışında benzer şekilde anlatan, gerçeğe aykırı beyanda bulunduğuna dair ciddi ve inandırıcı delil ve olgu bulunmayan, hakkında yalan tanıklık nedeniyle bir işlem de yapılmayan tanık …’in, mağdurun kardeşinin eşinden alacaklı olmasının başlı başına tanık beyanını değerden düşürücü sebep olarak kabul edilemeyeceği ve tanık …’e gösterilen görüntünün mağdurun özel yaşam alanı kapsamında kaldığı hususunda bir tereddüt bulunmadığı nazara alındığında, tebliğnamedeki, şikayete konu görüntülerin dosya kapsamına alınıp incelenmemesi ve tanık … ile mağdur arasındaki ihtilaftan dolayı tanığın anlatımlarının hükme esas alınamayacağının gözetilmemesi nedenlerine dayalı olarak hükmün bozulmasını öneren görüşe iştirak edilmemiştir.
Anayasa Mahkemesinin, TCK’nın 53. maddesindeki hak yoksunluklarına ilişkin 24.11.2015 günlü Resmi Gazete’de yayımlanan 08.10.2015 tarihli, 2014/140 esas, 2015/85 karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilebileceği değerlendirilmiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın bir nedene dayanmayan, sanık müdafiinin eksik incelemeye dayalı olarak karar verildiğine, sübuta, ceza miktarına ilişkin temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün isteme aykırı olarak ONANMASINA, 22.03.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.