Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2016/15860 E. 2017/3777 K. 23.03.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/15860
KARAR NO : 2017/3777
KARAR TARİHİ : 23.03.2017

MAHKEMESİ :AİLE MAHKEMESİ

Taraflar arasındaki iştirak nafakasının arttırımı davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı vekili; tarafların 04.12.2012 tarihli mahkeme hükmü ile boşandıklarını, boşanma davasında müşterek çocuk için aylık 250,00 TL iştirak nafakasına hükmedildiğini, ekonomik ve sosyal koşullar ile zorunlu ihtiyaçların değişmesi nedeni ile nafakanın arttırılması zorunluluğu doğduğunu bu bakımdan iştirak nafakasının yetersiz kaldığını belirterek, iştirak nafakasının 1.000 TL’ye yükseltilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı; davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece; davalının ekonomik durumunda gerileme olduğu bunun yanısıra davacı taraf çocuğun ihtiyaçlarının arttığını iddia etmişse de davalının da aynı oranda katkısının arttığı belirtilerek davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
TMK.nun 182.maddesine göre; boşanma kararı ile velayetin kullanılması kendisine verilmeyen eş, çocuğun bakım ve eğitim giderlerine gücü oranında katılmak zorundadır.
TMK.nun 330.maddesindeki düzenleme, nafaka miktarının çocuğun ihtiyaçları ile ana ve babanın hayat koşulları ve ödeme güçlerine göre belirlenir şeklindedir.
TMK’nun 331.maddesi uyarınca da; durumun değişmesi halinde hakim nafaka miktarını yeniden belirler veya nafakayı kaldırabilir.
Söz konusu hüküm gereğince; nafaka miktarının yeniden belirlenmesi için aradan uzunca bir zamanın geçmesi gerekli olmayıp, tarafların gelirlerinde veya küçüklerin ihtiyaçlarında artış olması halinde her zaman artırım istemi ile dava açılabilir.
Somut olayda; önceki nafaka takdiri ile bu dava arasındaki geçen süre içerisinde, küçüğün ihtiyaçlarında artış olduğu, paranın satın alma gücünün nispi de olsa azaldığı bir gerçektir.
O halde mahkemece; davalı babanın ekonomik durumu, küçüğün yaşı gereği artan ihtiyaç ve harcamaları, paranın satın alma gücü, ÜFE ve sair hususların birlikte değerlendirilerek hakkaniyete uygun bir miktarda nafakanın arttırılmasına karar verilmesi gerekirken yanılgılı gerekçe ile davanın reddi doğru görülmemiştir.
Hüküm bu nedenle buzulmalıdır.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, hükmün HUMK’nun 428. maddesi gereğince davacı yararına BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 6100 sayılı HMK’nun geçici madde 3 atfıyla 1086 sayılı HUMK.nun 440.maddesi gereğince karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 23.03.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.