Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2014/12758 E. 2014/19417 K. 10.12.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/12758
KARAR NO : 2014/19417
KARAR TARİHİ : 10.12.2014

MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada … 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 09/12/2013 tarih ve 2013/85-2013/76 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin TPE nezdinde tescilli, tanınmış “…” markasının üstün öncelikli hak sahibi olduğunu, davalı adına 07, 09, 14 ve 34. sınıflarda tescilli … nolu “…” markasının tescil tarihinden itibaren kesintisiz ve ciddi bir şekilde kullanılmadığını, davalının tescilden doğan haklarını kullanmasının, müvekkilini tanınmışlık düzeyinden haksız yarar sağlamayı amaçladığını ve haksız rekabet oluşturduğunu savunarak, 556 sayılı KHK 6, 7, 14, 42/1-c ve TTK 56 ve devamı maddeleri, Paris Sözleşmesinin 1. mükerrer 6. maddesi, Trıps Anlaşması 16.maddesi uyarınca iptal/ hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili; markayı kullandıklarını, davacı ile faaliyet alanlarının, üretilen mal ve hizmetlerin farklı olduğunu, iltibas ihtimalinin bulunmadığını, tescil tarihinde davacı markanın tanınmış olmadığını, marka üzerinde kazanılmış üstün öncelikli haklarının bulunduğunu, davacının uzun süre sessiz kalarak hak kaybına uğradığını ve kötü niyetli olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davalı adına TPE nezdinde 07, 09, 14 ve 34.sınıflarda tescilli … nolu “…” ibareli markanın, duvar saati ürünü üzerinde, faturalarında, reklam harcamalarında ciddi biçimde kullanıldığı, davalının “…” ibaresi için müktesep hak sahip olup, kötü niyetli olmadığı, davacının 2004/29291 tescil nolu markasının tanınmış marka olarak kabulünün davalı markasının tescilinden daha sonra olduğu, davacının, davalının marka kullanımına uzun süre sessiz kaldığı, davacının, 556 sayılı KHK.’nın 43 maddesi kapsamında zarar gören kişi olarak aktif dava ehliyetinin bulunduğu, davanın süresinde açıldığı, … nolu “…” markasının “Saatler ve zaman ölçme cihazları” emtiası yönünden kullanıldığı, bunun dışında kalan mal ve hizmetler yönünden kullanılmadığı, 556 sayılı KHK’nın 14 ve 42/1-c maddeleri kapsamında kısmi hükümsüzlük şartlarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 10.12.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.