YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/13729
KARAR NO : 2014/19419
KARAR TARİHİ : 10.12.2014
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada … (Kapatılan)… 16. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 15/04/2014 tarih ve 2013/395-2014/105 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin sigorta aracılık işleri yapan sigorta acentesi olduğunu, 09/12/2008-09/12/2009 tarihleri arasını kapsayan makine kırılması poliçesinin 09/12/2008 tarihinde… Sigorta A.Ş’den yenileme suretiyle kesilmesini sağladığını, bu suretle 1.480,82 TL prim tahakkuk ettiğini, davalının ödemede bulunmaması üzerine bu tutarın 01/06/2009 tarihinden itibaren işlemiş avans faizi ile birlikte toplam 2.122,57 TL tahsili için …1. İcra Müdürlüğü’nün 2012-1085 E. sayılı dosyası ile takip başlattığını, davalı borçlunun takibe ve borca itiraz ettiklerini, takibin durduğunu ileri sürerek davalı tarafça yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, %20’den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; müvekkilinin 2007-2008 dönemine ilişkin ödemeyi yaptığını, ancak bu dönemde gerçekleşen kaza nedeni ile hasarı ödemediğini, bu nedenle husumet oluştuğunu, yeni dönem için poliçe düzenlenmemiş olduğunu, ibraz edilen poliçe ve diğer belgelerde imzaları bulunmadığını, gıyaplarında kendi imzaları ve rızaları olmadan kendi kendilerine poliçenin düzenlendiğini, bu nedenle haksız davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davacının takip yaparken takip dayanağı olarak cari hesap ekstresini gösterdiği, taraflar arasında 2007-2008 yılları arasında sigorta poliçesinden kaynaklanan ticari ilişki bulunduğu, davalının takibe itirazında takibe konu borcu takipten önce ödediğini iddia ettiği, davacının dava dilekçesinde uyuşmazlıkla ilgisi olmayan araç plakasını konu ettiği, daha sonra cevaba cevap dilekçesinde iş makinesine ilişkin sigorta priminin takibe konu edildiğini, maddi hatayı bu şekilde düzelttiklerini beyan ettiği, itirazın iptali davalarında davalı borçlunun icra takibine yaptığı itirazları ile bağlı olmayıp cevap dilekçesinde her türlü yeni itirazı ileri sürebileceği gibi, icra takibinde ileri sürdüğü itirazı da değiştirmesinin mümkün olduğu, bu doğrultuda davacının davalının takibe konu sigorta poliçesi tanzimi için davalıdan talimat aldığını ve sigorta poliçesini davalıya teslim ettiğini kanıtlamakla yükümlü olduğu halde somut olayda bu yükümlülüğünü yasal delillerle inandırıcı bir şekilde kanıtlayamadığından davalıdan takibe konu sigorta primlerini talep hakkı bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 10/12/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.