Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2014/2092 E. 2014/9343 K. 20.05.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/2092
KARAR NO : 2014/9343
KARAR TARİHİ : 20.05.2014

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada … 6. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 30/11/2011 gün ve 2011/112-2011/214 sayılı kararı onayan Daire’nin 21/11/2013 gün ve 2012/3910-2013/21010 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin ortağı olduğu …İnş. Ltd. Şti’nin davalı bankadan 100.000,00 TL tutarında kredi kullandığını, müvekkilinin krediye kefil olduğunu, banka yetkilileri tarafından müvekkiline boş bir bono imzalatıldığını, ödenmesi gereken borç tutarının 148.195,00 TL olduğu halde bononun 2.950.000,00 TL olarak doldurulup icra takibine geçildiğini, hacizler ve satış işlemleri ile müvekkilinin zarara uğratıldığını, sözleşme kapsamında kullanılan 16/05/2006 tarihli kesin teminat mektubu üzerinde tahrifat yapılarak süresinin 01/08/2009 olarak uzatıldığını, süreyi uzatan banka çalışanları hakkında suç duyurusunda bulunulduğunu ileri sürerek, icra yoluyla satılan taşınmazların tapularının iptal edilmesini, oluşan zarara karşılık şimdilik 10.000,00 TL’nin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davacı vekilince tapu iptali davasına tazminat davası olarak devam ettiklerinin bildirildiği, davalı vekilinin de tapu iptali yönünden davanın takibinden vazgeçilmesini kabul ettiği, davaya konu teminat senedine dava dışı şirkete kullandırılan borçla ilgili teminat mektubu bedellerinin yazılmasında bir usulsüzlüğün bulunmadığı, senedin sözleşmeye uygun olarak davalı tarafça doldurulduğu, borçlu şirketin iflas erteleme talebinde bulunarak ödenmelerini tatil etmesi sonucunda banka alacağının riskli duruma geçmesi nedeniyle senedin doldurularak takibe konulmasının da haklı olduğu hususlarının, taraflar arasında daha önceden görülen menfi tespit davasında belirlenip kesinleştiği, kesin hüküm nedeniyle senede ilişkin iddiaların reddine karar verildiği, teminat mektubunun 01/08/2008 tarihinde süresi dolduğu halde 01/08/2009 olarak tahrifat yapılmak suretiyle sürenin uzatıldığı iddiasına yönelik ise taraflar arasındaki genel kredi sözleşmesinin 34/5. maddesinin 1. ve 2. fıkrası gereğince bankanın teminat mektuplarının süresini uzatma yetkisinin bulunduğu, bu yetki gereğince sürenin değiştirildiği sonucuna varıldığı gerekçesiyle davanın reddine dair verilen kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine karar Dairemizin 21.11.2013 günlü ilamıyla gerekçe eklenmek suretiyle onanmıştır.
Davacı vekili bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nın 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 52,40 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK’nın 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 228,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 20/05/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.