Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2017/65 E. 2017/3528 K. 26.04.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/65
KARAR NO : 2017/3528
KARAR TARİHİ : 26.04.2017

Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle öldürme
Hüküm : TCK’nın 85/1, 22/3, 62/1, 53/6 , 63. maddeleri gereğince mahkumiyet

İzmir 21. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 13/11/2014 tarih, 2014/650 – 2014/698 sayılı direnme kararı, 6763 sayılı Kanunun 36. maddesiyle değişik CMK’nın 307. maddesinin 3. fıkrası uyarınca; Yargıtay Ceza Genel Kurulu tarafından, direnme hükmünün incelenmesi için Dairemize gönderilmekle; yeniden incelenerek gereği düşünüldü:
Dairemizin bozma kararı üzerine mahkemenin direnme gerekçeleri oluşa ve dosya kapsamına uygun bulunduğundan, Dairemizin 16/06/2014 tarih, 2013/21946 esas, 2014/14890 sayılı bozma kararının kaldırılarak,
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafinin, olayda kusuru dahi bulunmayan sanık hakkında bilinçli taksir hükümlerinin uygulanmasının kanuna aykırı olduğuna ilişkin temyiz itirazlarının reddi ile hükmün isteme uygun olarak ONANMASINA, 26.04.2017 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.

MUHALEFET ŞERHİ:

Mahalli mahkemece bilinçli taksirle öldürme suçundan cezalandırılan sanığın kararını onayan dairenin çoğunluk görüşüne aşağıdaki gerekçelerle katılmıyorum.
Taksir ile bilinçli taksir arasındaki ayırıcı ölçüt taksirde failin öngörülebilir nitelikteki neticeyi öngörememesi, bilinçli taksir halinde ise bu neticeyi öngörmüş olması olduğuna göre;
Somut olayda, olay günü, sanığın idaresindeki otomobil ile saat 08.10 sıralarında meskun mahalde, tek yönlü çift şeritli yolda seyir halindeyken yaya geçidini 24 metre geçikten sonra seyir yönüne göre yolun sağından yola giren yayaya aracının sağ ön kısmı ile çarparak yayayı 61 metre sürüklediği ve çarpmadan 76 metre sonra durabildiği olayda; tanık Vekil ve …’ın aşamalardaki beyanlarında; sanığın kaza mahalline 100- 200 metre kala korna çalarak süratli bir şekilde geldiğini ifade ettikleri, tanık …’ın keşif sırasında verdiği beyanında; olayı bizzat yaşadığını, ölen yaya ile aynı yerde karşıdan karşıya geçmek için beklediklerini, ölen yayanın karşıdan karşıya geçmek için yol indiği sırada çok hızlı bir şekilde gelen sanığın durmadan yayaya çarptığını beyan ettiği, sanığın aşamalardaki beyanlarında; yayanın, gidiş istikametine göre sağ tarafta beklemekte olan servis aracının önünden yola fırladığını panik ile kornaya ve frene bastığını ancak mesafenin kısa olması nedeniyle aracın ön sağ kısmı ile yayaya çarptığını beyan ettiği anlaşılmakla, tüm dosya kapsamından, sanığın, karşıdan karşıya geçmekte olan yayayı görüp, yayaya çarpabileceğini öngördüğü ancak neticenin gerçekleşmesini istemediği yönünde hareket ettiğine ilişkin bir tespitin bulunmaması karşısında, sanığın neticeyi öngördüğünden söz edilemeyeceğinden bilinçli taksirin koşulları oluşmadığı görüşü ile mahalli mahkemenin kararının bozulması gerektiğini düşündüğümden sayın çoğunluğun onama yönündeki görüşüne katılmıyorum.