Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2015/9192 E. 2015/10514 K. 21.04.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/9192
KARAR NO : 2015/10514
KARAR TARİHİ : 21.04.2015

MAHKEMESİ:İcra Hukuk Mahkemesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Alacaklı tarafından borçlu hakkında yapılan örnek 7 nolu genel haciz yoluyla ilamsız takipte, alacaklı vekili icra mahkemesindeki başvurusunda, 04.06.2014 tarihli muhtıranın iptalini istemiş mahkemece, şikayetin kabulüne karar verildiği görülmüştür.Somut olayda; borçlunun takip dosyasına ibraz ettiği 27.02.2009 tarihli dilekçesi ile borcun tamamına itirazı üzerine takibin durduğu, alacaklı tarafından açılan itirazın iptali istemli davada … 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 14.07.2010 tarih ve 2009/429- 2010/288 sayılı kararla itiraz iptal edilerek 50.000 TL asıl alacak üzerinden takibin devamına karar verildiği, tehir-i icra kararı alınması için borçlu tarafından verilen teminat mektuplarının alacaklının talebi ile paraya çevrilerek 10.12.2010 tarihinde alacaklıya ödendiği, Yargıtay 13. Hukuk Dairesi’nin 2010/14528-18180 sayılı kararı ile “yargı yerinin değerlendirilmesi” yönünden kararın bozulduğu, bozmadan sonraki yargılamada aynı mahkemenin 11.07.2012 tarih ve 2012/63-417 sayılı kararı ile “taraflar arasındaki uyuşmazlığı çözmede yetkili ve görevli yargı yeri nedeni ile davanın reddine” karar verildiği, borçlunun icra müdürlüğüne başvurarak itirazın iptali kararının bozulduğundan bahisle alacaklıya ödenen paraların iadesi için muhtıra tebliğini istediği, icra müdürlüğünün talebi reddetmesi üzerine icra mahkemesine başvurduğu, icra mahkemesinin 27.05.2014 tarih ve 2014/215-256 sayılı kararı ile şikayeti kabul edip borçlunun talebi uyarınca işlem yürütülmesine karar verdiği, kararın Yargıtay denetiminden geçerek kesinleştiği anlaşılmıştır.
Her ne kadar icra mahkemesi kararları maddi anlamdan kesin hüküm oluşturmaz ise de, aynı konuda verilen önceki icra mahkemesi kararı, kesinleşmesi halinde daha sonra verilmiş olan karara karşı HMK. nun 303. maddesi uyarınca kesin hükmün sonuçlarını doğurur.
Bu durumda kesinleşen icra mahkemesi kararı doğrultusunda alacaklıya 04.06.2014 tarihli muhtıra gönderilmesi karşısında anılan muhtıraya yönelik şikayetin kesin hüküm nedeniyle reddi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.SONUÇ: Borçlunun temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 21.04.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.