Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2015/184 E. 2015/10813 K. 22.04.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/184
KARAR NO : 2015/10813
KARAR TARİHİ : 22.04.2015

MAHKEMESİ:İcra Hukuk Mahkemesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Mahkemece borçlunun temyizinin süresinde olmadığı gerekçesiyle 11.11.2014 tarihli ek karar ile borçlunun temyiz talebinin reddine karar verilmiş ise de; borçlu vekilinin ek kararın temyizi nedeniyle verdiği 27.11.2014 tarihli dilekçesinde, gerekçeli kararın tebliğinin usulsüz olduğu ileri sürdüğü, mahkemenin gerekçeli kararının Tebligat Kanunu’nun 21/1 maddesine göre usulüne uygun tebliğ edilmediği görülmekle, borçlu vekilin temyizinin süresinde olduğu kabul edilerek … 7. İcra Hukuk Mahkemesi’nin 2014/289 E-292 K. 11.11.2014 tarihli ek kararının kaldırılmasına oybirliğiyle karar verilerek temyiz incelemesine geçildi.
Alacaklı … vekili tarafından borçlu … hakkında bonoya dayalı olarak başlatılan kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takipte, şikayetçi …’a haciz ihbarnameleri gönderildiği ve şikayetçinin haciz ihbarnamelerine itiraz etmemesi üzerine, şikayetçiye ait taşınmaza 13.09.2013 tarihinde haciz konulduğu, şikayetçinin icra müdürlüğüne başvurarak, sunduğu 15.04.2014 tarihli adi yazılı ibraname gereği dosyanın işlemden kaldırılmasını ve haczin kaldırılmasını talep ettiği, icra müdürünün, alacaklının kendisinin veya vekilinin bizzat müracaatı ile ibranamenin ve altındaki imzalarının kendilerine ait olduğunu, hacizlerin ve dosyanın işlemden kaldırılmasını beyan ettikleri takdirde gerekli harçların yatırılması halinde dosyanın işlemden ve haczin kaldırılmasına karar verilebileceği gerekçesiyle, 02.06.2014 tarihinde talebin reddi yönünde işlem tesis ettiği ve şikayetçinin bu işlemin iptali istemiyle icra mahkemesine başvurduğu, icra mahkemesince; şikayetçinin ibraz ettiği ibranamenin adi yazılı belge olduğu, bu belgede …’e atfen atılan imza ile bu şahsın takip dosyasındaki vekaletnamedeki imzasının farklı olduğunun ilk bakışta anlaşıldığı, ibranamenin alacaklı … veya vekili tarafından teyit edilmediği ve haricen tahsilat yapıldığı hususunda takip dosyasına bilgi verilmediği gerekçesiyle evrak üzerinden şikayetin reddine karar verildiği görülmüştür.İİK.nun 71/1. maddesine göre, borçlu, takibin kesinleşmesinden sonraki devrede borcun ve fer’ilerinin itfa edildiğini yahut alacaklının kendisine bir mühlet verdiğini noterden tasdikli veya imzası ikrar edilmiş bir belge ile ispat ederse, takibin iptal veya talikini her zaman icra mahkemesinden isteyebilir. Bu istemin kabul edilmesi için itfa itirazının İİK.nun 71/1.maddesinde açıklanan nitelikte bir belge veya alacaklının kabul beyanıyla kanıtlanması zorunludur.Borçlunun dayandığı belgenin, alacaklı tarafından imzası ikrar edilmiş bir belge olmaması halinde, icra mahkemesince duruşma açılarak alacaklı duruşmaya çağrılmalı ve belge altındaki imza gösterilerek beyanı alınmalıdır. Alacaklı imzayı kabul ederse, borçlunun dayandığı belge artık imzası alacaklı tarafından ikrar edilmiş belge haline geldiğinden itfa itirazının kabulüne karar verilmesi gerekir. Alacaklı duruşmaya gelmez veya duruşmaya gelir ve imzayı kabul etmez ise mahkemece itfa itirazının reddine karar verilmesi gerekir. İİK.nun 71. maddesinde düzenlenmediğinden icra mahkemesince, imzanın alacaklıya ait olup olmadığı konusunda inceleme yapamaz.O halde, mahkemece yapılacak iş; duruşma açılarak, alacaklı duruşmaya çağırılarak yukarıda belirtilen ilkelere göre oluşacak sonuca göre bir karar vermekten ibarettir. Eksik inceleme ile evrak üzerinden hüküm tesisi isabetsizdir.SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 22/04/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.