Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2016/18188 E. 2018/4204 K. 10.04.2018 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/18188
KARAR NO : 2018/4204
KARAR TARİHİ : 10.04.2018

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, konut dokunulmazlığını bozma, mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 21/1 maddesinde “Kendisine tebligat yapılacak kimse veya yukarıdaki maddeler mucibince tebligat yapılabilecek kimselerden hiçbiri gösterilen adreste bulunmaz veya tebellüğden imtina ederse, tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memurlarına imza mukabilinde teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırmakla beraber, adreste bulunmama halinde tebliğ olunacak şahsa keyfiyetin haber verilmesini de mümkün oldukça en yakın komşularından birine, varsa yönetici veya kapıcıya da bildirilir. İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılır.” şeklindeki düzenleme karşısında; somut olayda sanık …’a gönderilen gerekçeli kararın anılan Kanun’un 21. maddesine göre tebliğine ilişkin tebligat parçasında “gösterilen adresin muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olup tebliğ imkansızlığı nedeniyle Teb. K. 21/2 gereğince … Mahallesi muhtarına tebliğ edilmiştir.”şeklinde belirtilmiş olmasına rağmen, en yakın komşularından birine, varsa yönetici veya kapıcıya herhangi bir bildirimin yapılmadığı, bu kişilere bildirim yapılmamasının gerekçelerinin gösterilmediği ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnamenin gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırılmadığı anlaşılmakla usulüne uygun yapılmayan tebligat işlemi geçersiz olduğundan,sanığın 03/05/2016 tarihli temyiz itirazının süresinde olduğu ve bu nedenle mahkemece verilen 09/05/2016 tarihli temyiz talebinin reddine dair ek karar kaldırılarak sanığın öğrenme üzerine 03/05/2016 tarihli karara yönelik temyiz itirazının süresinde olduğu belirlenerek yapılan incelemesinde;
Sanık …’nın adli sicil kaydında yer alan Aydın 2. Sulh Ceza Mahkemesi’nin 04/05/2009 tarih ve 2008/956 esas, 2009/556 karar sayılı ilamına konu tehdit suçundan aldığı mahkumiyet hükmü tekerrüre esas alınarak, sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 58. maddesi uygulanmış ise de; 02/12/2016 tarihinde yürürlüğe giren 6763 sayılı Yasa’nın 34.maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 253.maddesi ile uzlaştırma hükümleri yeniden düzenlenmiş olup, sanığın eylemine uyan 5237 sayılı TCK’nın 106/1 maddesinde düzenlenen tehdit suçunun uzlaştırma kapsamına alındığı nazara alındığında Cumhuriyet savcılığınca tekerrüre esas alınan ilam ile ilgili gerektiğinde uyarlama yapılması mahkemesinden istenebileceğinden bu husus bozma nedeni yapılmamış; sanıklar … ve … yönünden 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesi’nin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
I- Suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık ve konut dokunulmazlığını bozma suçlarından verilen kararlara yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın, CMK’nın 231/12. maddesi uyarınca itiraza tabi olduğu, bu kararın temyizi mümkün olmadığından, CMK’nın 264. maddesine göre de, kanun yolunun ve merciinin belirlenmesinde yanılma, başvuranın hakkını ortadan kaldırmayacağından, suça sürüklenen çocuk müdafiinin dilekçesi itiraz niteliğinde kabul edilerek itirazın merciince incelenmesi için dosyanın istem gibi incelenmeksizin mahalline İADESİNE,
II- Sanıklar … ve … hakkında hırsızlık ve mala zarar verme suça sürüklenen çocuk … hakkında mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükümlerin istem gibi ONANMASINA,
III- Sanıklar … ve … hakkında konut dokunulmazlığını bozma suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
Sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK’nın 116/1 maddesi uyarınca belirlenen 9 ay hapis cezasından, aynı Kanun’un 119/1-c maddesi uyarınca 1 kat arttırım yapılırken, 18 ay yerine hesap hatası sonucu 1 yıl 6 ay hapis cezasına, aynı Kanun’un 62.maddesi uyarınca 1/6 oranında indirim yapılarak 15 ay hapis cezası yerine, 1 yıl 3 ay hapis cezasına hükmolunarak sanıklar hakkında fazla ceza tayin edilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıkların temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 1412 sayılı CMK’nın 321.maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak bu aykırılık yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, aynı Kanun’un 322. maddesi uyarınca; sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK’nın 116/1 maddesi uyarınca belirlenen 9 ay hapis cezasından, aynı Kanun’un 119/1-c maddesi uyarınca 1 kat arttırım yapılarak, 18 ay hapis cezasına, aynı Kanun’un 62. maddesi uyarınca 1/6 oranında indirim yapılıp sonuç olarak sanıkların 15 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmek suretiyle diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 10/04/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.