Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2015/18245 E. 2018/8473 K. 07.03.2018 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/18245
KARAR NO : 2018/8473
KARAR TARİHİ : 07.03.2018

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Zilyetliğin Tesbiti, Tapu İptal ve Tescil, Alacak

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonucunda Mahkemece; davanın husumetten reddine karar verilmiş olup, hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

KARAR

Davacı vekili, dava konusu …Parsel sayılı 2500 m2 lik taşınmazın 600 m2’lik kısmının zilyetliğinin ve tasarruf hakkının davalı … tarafından 19.01.1998 tarihinde 1.500,00 TL bedelle davacıya devredildiğini, davacının bu devirden sonra Belediyeye müracaat ederek söz konusu hissenin kendi adına zilyetlik kaydını yaptırdığını, … Belediyesi’nde 6291 nolu dosya oluşturularak 17.12.1999 tarihinde 366 m2 arsanın mal bedeli olarak toplam 1.098,00 TL’yi taksitler halinde ödemesinin kararlaştırıldığını, bu taksitlerin … Şubesi’ndeki … Belediyesi hesabına düzenli olarak ödendiğini, daha sonra … Belediyesi’nin tüzel kişiliğinin sona erdirildiğini ve yeni kurulan Sancaktepe Belediyesi’ne bağlandığını, idari sınırların karışmış olması ihtimali üzerine Belediyeye müracaat edildiğini ve bu gayrimenkul hissesi ile ilgili olarak yer tespiti yapılamadığı cevabının alındığını, tapulama, imar çalışması ve sair işlemler yapılmış ise de davacıya herhangi bir tebligat gönderilmediğini, bu nedenlerle dava konusu 366 m2’lik taşınmazda davacının zilyetliğinin tespitine, bu hisse başkası adına tescil edilmişse tapu kaydının iptaliyle müvekkili adına tesciline, tescil mümkün olmadığı takdirde taşınmazdaki hissenin rayiç değerinin faizi ile birlikte tahsiline, karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı … vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazın Emlak İstimlak Müdürlüğü’nün 19.01.2011 tarih ve 1303 sayılı yazılarında Haricen Gayrimenkul Satışı ve Zilyetliğin Devir Senedi ile … adına vekaleten Ş. Cebir tarafından …’a satıldığını, 22.03.1999 tarihinde de … tarafından …’na Haricen Gayrimenkul Satışı ve Zilyetliğin Devir Senedi ile satıldığını, … Belediye Encümeni’nin 01.04.2003 tarih ve 03/042 sayılı kararı ile …’na tahsis edildiğini, 22.12.2004 tarihinde de satış ile Mehmet ve …’nun malik olduklarını, tapu iptali ve tescil davalarında husumetin tapu maliklerine yöneltileceğini açıklayarak, bu nedenlerle davanın husumetten reddedilmesi gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı … cevap dilekçesinde, davacının dava konusu taşınmazı tapusuz ve zilyetliğe dayalı olduğunu bilerek satın aldığının sabit olduğunu, davacının yasal sorumluluğunu yerine getirerek tescil talebinde bulunmadığını, müvekkilinin de dava konusu taşınmazı Mustafa Uzun adlı kişiden aldığını, müvekkilinin her hangi bir sorumluluğunun bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, gelen tapu kayıtlarında da dava konusu taşınmazın … ve … adlarına kayıtlı olup davalılar adına kayıtlı olmadığı, davacı tarafından da kayıt maliklerine dava yöneltilmediği anlaşılmakla her ne kadar davacı kademeli dava açmışsa da tapu iptali tescil talebi değerlendirilmeden bedelin tazmini talebi değerlendirilemeyeceğinden, tapu kayıt maliklerine karşı açılan dava da bulunmadığından davanın husumet yokluğundan reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Maddi olayları ileri sürmek taraflara, hukuki nitelendirme yapmak ve uygulanacak kanun maddelerini belirlemek hakime aittir (6100 sayılı HMK 33. m). Davacı, dava konusu taşınmazı haricen satın aldığını belirterek zilyetliğinin tespitini ve tapu kaydının iptal ve adına tescilini, olmadığı takdirde tazminat talebinde bulunmuş, Mahkemece yukarıda açıklanan nedenle davanın reddine karar verilmiştir.
Davanın husumetten reddine ilişkin hüküm tazminat talebi yönünden davacı tarafından temyiz edilmekle tazminata yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; dava dilekçesi ve yargılama sırasındaki davacı vekili beyanlarından denkleştirici adalet nedeni ile tazminat isteği göz önüne alınıp davalılardan … ile haricen satış sözleşmesi bulunduğuna bu satıcı davada davalı sıfatında yeraldığına ve davacı terditli olarak tazminat talebinde bulunduğuna göre, bu istek hakkında taraf delilleri toplanarak, elde edilecek sonuca göre olumlu veya olumsuz bir karar verilmesi gerekirken bu hususların gözden kaçırılmış olması isabetli olmamıştır.
SONUÇ: Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün 6100 sayılı HMK.nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK. nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK’nun 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 07.03.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.