Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2018/4015 E. 2018/11213 K. 20.06.2018 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2018/4015
KARAR NO : 2018/11213
KARAR TARİHİ : 20.06.2018

Kasten yaralama suçundan sanık …’ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 86/2,62/1 ve 52/2. maddeleri gereğince 2.000,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, masrafları sanığın karşılaması şartıyla 40 adet ağaç dikme ve 3 ay süreyle bakımının yerine getirilmesine yönelik denetimli serbestlik uygulanmasına ilişkin Dalaman (Kapatılan) Sulh Ceza Mahkemesinin 08/02/2012 tarihli ve 2010/123 Esas, 2012/65 sayılı kararının kesinleşmesini müteakip, sanığın elinde olmayan nedenlerle denetimli serbestlik tedbirine uymadığından bahisle, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 86/2,62/1 ve 52/2. maddeleri gereğince 2.000,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına yönelik Ortaca (Kapatılan) Sulh Ceza Mahkemesinin 07/03/2013 tarihli ve 2012/757 Esas, 2013/182 sayılı kararının kesinleşmesini takiben, sanığın denetim süresi içerisinde kasten yeni bir suç işlediğinin ihbar olunması üzerine, önceki hükmün açıklanması ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 86/2, 62/1 ve 52. maddeleri gereğince 2.000,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına yönelik Ortaca 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 26/04/2017 tarihli ve 2016/622 Esas, 2017/371 sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığının 08.05.2018 tarih ve 2017/7223 sayılı yazısıyla kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 15.05.2018 tarih ve 2018/40467 sayılı tebliğnamesi ile Dairemize gönderilmekle incelendi.
Mezkur ihbarnamede;
Dosya kapsamına göre;
1) Dalaman (Kapatılan) Sulh Ceza Mahkemesinin 08/02/2012 tarihli ve 2010/123 Esas, 2012/65 sayılı kararı yönünden yapılan incelemede;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 231/8. maddesinin alt bentlerinde denetimli serbestlik tedbiri olarak sanıklara yüklenecek yükümlülükler,
a) Bir meslek veya sanat sahibi olmaması halinde, meslek veya sanat sahibi olmasını sağlamak amacıyla bir eğitim programına devam etmesine,
b) Bir meslek veya sanat sahibi olması halinde, bir kamu kurumunda veya özel olarak aynı meslek veya sanatı icra eden bir başkasının gözetimi altında ücret karşılığında çalıştırılmasına,
c) Belli yerlere gitmekten yasaklanmasına, belli yerlere devam etmek hususunda yükümlü kılınmasına ya da takdir edilecek başka yükümlülüğü yerine getirmesine,
Şeklinde belirlenmiş olup, Yargıtay 19. Ceza Dairesinin 21/06/2017 tarihli ve 2017/2968 Esas, 2017/5944 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere, bunların dışında Cumhuriyet savcısının infaz yetkisini kısıtlayacak ve “fidan dikme ve bakımını yapma” gibi sanığa maddi bir külfet yükleyecek şekilde yükümlülük belirlenmesinin mümkün bulunmadığı, sanık hakkında yükümlülük belirlenirken kanun koyucunun amacına uygun, akla ve mantığa muhalif olmayan tarafları tatmin edici, denetime elverişli bir yükümlülüğe hükmedilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesinde,
2) Ortaca 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 26/04/2017 tarihli ve 2016/622 Esas, 2017/371 sayılı kararı yönünden yapılan incelemede;
Sanığın üzerine atılı kasten yaralama suçunun şikayete tabi suçlardan olduğu ve 02/12/2016 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun değişikliği öncesinde de uzlaştırmaya tabi bulunduğu, ancak kanun değişikliği öncesinde de soruşturma aşamasında usulüne uygun bir uzlaştırma işlemi gerçekleştirilmemiş olması nedeniyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun “Uzlaşma” başlıklı 254. maddesi hükümlerinin öncelikle uygulanması suretiyle kovuşturma dosyasının, uzlaştırma işlemlerinin 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 253. maddesinde belirtilen esas ve usule göre yerine getirilmesi için uzlaştırma bürosuna gönderilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde, isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK’nin 309. maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı.
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1) Ortaca 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 26/04/2017 tarihli ve 2016/622 Esas, 2017/371 sayılı kararı yönünden yapılan incelemede;
Sanığın üzerine atılı 5237 sayılı Türk Ceza Kanunun 86/2. maddesinde düzenlenen yaralama suçunun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 253. maddesinin 02/12/2016 tarihli 29906 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 34. maddesi ile değiştirilmeden önceki haline göre de uzlaşma kapsamında olup, anılan Kanun ile yapılan düzenlemenin yürürlüğe girdiği tarihten önce usulüne uygun olarak yapılan uzlaşma tekliflerinin geçerli olduğu, bu nedenle uzlaşma teklifi yapılmış dosyalarda yeniden uzlaşma teklifi yapılmasına gerek bulunmadığı, somut olayda soruşturma aşamasında sanığa uzlaşma teklifinde bulunulduğu ve sanığın uzlaşmayı kabul etmediğinin anlaşılması karşısında, mahkemenin kararında herhangi bir isabetsizlik bulunmadığından Adalet Bakanlığının kanun yararına bozma isteyen yazısına dayanan tebliğnamede ileri sürülen düşünce yerinde görülmeyerek kanun yararına bozma talebinin REDDİNE,
2) Dalaman (Kapatılan) Sulh Ceza Mahkemesinin 08/02/2012 tarihli ve 2010/123 Esas, 2012/65 sayılı kararı yönünden yapılan incelemede;
Adalet Bakanlığının kanun yararına bozma isteyen yazısına dayanan tebliğnamede ileri sürülen (1) numaralı düşünce yerinde görüldüğünden; Dalaman (Kapatılan) Sulh Ceza Mahkemesinin 08/02/2012 tarihli ve 2010/123 Esas, 2012/65 sayılı kararının 5271 sayılı CMK’nin 309/4. maddesi gereğince kanun yararına BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde yerine getirilmesine, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.06.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.