Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2012/14895 E. 2013/18410 K. 05.12.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/14895
KARAR NO : 2013/18410
KARAR TARİHİ : 05.12.2013

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tapusuz taşınmaz tescili

…, …, dahili davacılar … ve müşterekleri ile … ve … … Köyü Tüzel Kişiliği aralarındaki tapusuz taşınmaz tescili davasının kısmen kabulüne, kısmen reddine dair … Sulh Hukuk Mahkemesi’nden verilen 13.07.2012 gün ve 2/87 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi davacılar vekili ile davalı … tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:

KARAR

Davacılar vekili, muristen intikal, taksim ve kazanmayı sağlayan eklemeli zilyetliğe dayanarak bir kısmı vekiledenleri adına nizasız 150 ada 2 parselde tespit ve tescil edilen taşınmazın köy boşluğu olarak tescil harici bırakılan bitişikteki taşınmaz bölümünün vekiledenleri adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Asli müdahiller …, Cemal, …, … ve … vekili aynı taşınmazın kök muris …’e ait iken ölümü ile mirasçılarına kaldığını açıklayarak taşınmazın miras payları oranında vekiledenleri adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı … vekili davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. Davalı … Tüzel Kişiliği temsilcisi taşınmazın asli müdahillerin murisi …’e ait iken ölümüyle mirasçıları tarafından bu yerin yol olarak kullanıldığını bildirmiştir.
Mahkemece, davacı … ve asli müdahil davacıların davasının reddine, Ancak, davacı … lehine kazanmayı sağlayan zilyetlik koşulları gerçekleştiğinden bu kişinin davasının kabulüne teknik bilirkişinin 04.02.2008 günlü raporuna ekli krokide A harfi ile gösterilen 105,70 m2 lik yerin davacı … adına tesciline karar verilmiştir. Hüküm, davalı … vekili ile asli müdahiller vekili ve davacı … vekili tarafından ayrı ayrı temyiz edilmiştir.
Toplanan deliller ve dosya kapsamından; dava konusu taşınmaz 17.12.2005 tarihinde yapılan kadastro çalışmalarında paftasında yol olarak gösterilmek suretiyle tescil harici bırakılmıştır. Keşif mahallinde dinlenen yerel bilirkişi ve tanıklar; taşınmazın öncesinde …’e aitken ölümünden sonra yapılan taksimle davacı …’ye düştüğünü ve 20 yılı aşkın süreden beri davacının zilyetliğinde bulunduğunu söylemişlerdir. Nizalı taşınmaz nitelik itibariyle özel mülkiyete konu olabilecek yerlerden olduğu belirlendiğine göre, davalı … vekili ve asli müdahiller vekilinin temyiz itirazları yerinde değildir, reddine.
Ancak, davacı … vekilinin temyiz itirazlarına gelince; dava konusu taşınmazın önceden …’e aitken bu kişinin ölümünden sonra mirasçılar arasında yapılan taksimle davacı …’ya intikal ettiği anlaşılmaktadır. Davacılar … ve İzzet dava dilekçesinde herhangi bir oran belirtilmeksizin müşterek olarak adlarına tescilini istemişlerdir. Taşınmaz tapusuz yerlerden olup her ne kadar …’ya ait ise de dava dilekçesinin içeriğinden …’nun taşınmazdaki 1/2 payını diğer davacı …’e devrettiğinin kabulü gereklidir. Bu halde dava dilekçesine değer verilerek taşınmazın 1/2’şer oranda paylı olarak davacılar … ve İzzet adına paylı mülkiyet üzere tesciline karar vermek gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamıştır.
Açıklanan nedenlerle dava İzzet vekilinin temyiz itirazları yerindedir. Kabulüyle, yerel mahkeme hükmünün 6100 sayılı HMK’nun Geçici 3. maddesi yollaması ile halen yürürlükte bulunan 1086 sayılı HUMK.nun 428.maddesi uyarınca BOZULMASINA, HUMK.nun 440/III-2 bendi gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna, 21,15 TL peşin harcın davacılar … ve İzzet ile dahili davacılar … ve müştereklerine ayrı ayrı iadesine 05.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.