YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/5597
KARAR NO : 2018/9843
KARAR TARİHİ : 04.12.2018
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Sahte fatura düzenleme
HÜKÜM : Mahkumiyet
Sanık müdafiinin, 2009 ve 2010 takvim yıllarında sahte fatura düzenleme suçundan verilen mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde ;
1- … Vergi Dairesi Müdürlüğünün … numaralı vergi mükellefi olan sanığın 2009 ve 2010 yıllarında sahte fatura düzenlediği iddiasıyla açılan davada; sanığın 2009 yılında iflas ettiğini, o günden sonra hiçbir faaliyetinin olmadığını, hiçbir şekilde sahte fatura düzenlemediğini beyan etmesi, dosyada aslı bulunan faturalar üzerindeki imzaların sanığın imzasına benzemediğinin çıplak gözle yapılan incelemede anlaşılması, suça konu faturaların sanığın daha önce fatura bastırdığı matbaanın ismiyle fakat başka bir yerde sahte olarak bastırıldığının anlaşılması karşısında gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde ortaya çıkarılması için; 2009 ve 2010 takvim yıllarında sanıktan mal aldığını bildiren … isimli kişinin tanık sıfatıyla dinlenmesi, faturalara konu malları kimden teslim aldığını, sanığı tanıyıp tanımadığı ve faturaların verilmesi konusunda sanığın bir iştirakinin bulunup bulunmadığının sorulması, faturalarda yer alan imza ve yazıların sanığa ait olup olmadığı hususunda bilirkişi incelemesi yaptırılması, sonucuna göre toplanan tüm deliller değerlendirilip sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerektiği gözetilmeden, eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
2- Kabule göre de;
a) Sanık hakkında yapılan vergi incelemeleri ve vergi suçu mütalaası ile sanığın sahte fatura düzenleme suçunu işlediğinin belirtildiği, sanık hakkındaki 04.12.2012 tarihli iddianamenin de sahte fatura düzenleme suçuna ilişkin olduğu buna karşın hüküm fıkrasında sanık hakkında “sahte fatura düzenleme ve kullanma” suçundan hüküm kurularak çelişkiye düşülmesi,
b) 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 04.12.2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.