Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2016/11510 E. 2018/9654 K. 29.11.2018 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/11510
KARAR NO : 2018/9654
KARAR TARİHİ : 29.11.2018

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Vergi Usul Kanunu’na muhalefet
HÜKÜM : Mahkumiyet

Sanık müdafiinin vaki duruşmalı inceleme isteminin, hükmolunan hapis cezası miktarına göre koşulları oluşmadığından, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 318. maddesi gereğince REDDİNE karar verilip, duruşmasız olarak yapılan incelemede;
1- Sanığın 2008, 2009, 2010 ve 2011 takvim yıllarında sahte fatura düzenlediğinin iddia olunması, sanığın ısrarlı savunmalarında, suçlamayı kesinlikle kabul etmediğini, şirketin babasına ait olduğunu, kendisinin sadece resmiyette yetkili olduğunu, şirkete gidip gelmediğini ve şirketin işlerini bilmediğini ifade etmesi, yapılan incelemede 03.12.2009 tarihli işyerinde yapılan yoklamada şirket temsilcisi sıfatıyla …’un işyeri ve faaliyeti hakkında beyanlarda bulunarak yoklama tutanağını imzalaması, yine sanık hakkında Dairemizin 2016/5450 esasına kayıtlı defter ve belgeleri ibraz etmemek suçundan açılan dava dosyasının içerisinde, vergi dairesi tarafından 10.03.2010 tarihli ödeme emri belgesinin, 25.03.2010 tarihinde şirket adresinde şirket ortağı sıfatıyla …’a tebliğ edildiğine dair belgeye rastlanması ve sanığın babası …’un ağır hasta olduğuna dair kolluk araştırma tutanağının bu tarihlerden sonra 08.01.2014 tarihinde düzenlendiğinin anlaşılması karşısında, maddi gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenmesi bakımından, suça konu faturaları kullanan şirket yetkilileri veya şahıslar dinlenmek suretiyle faturaları kimden hangi hukuki ilişkiye istinaden aldıkları, sanık ile babası …’u tanıyıp tanımadıklarının sorulması, sanık tarafından babası … adına verilmiş bir vekaletnamenin bulunup bulunmadığının sanıktan da sorulmak suretiyle yöntemince araştırılması ve gerektiğinde …’un sağlık durumu da gözetilerek suç tarihlerine yakın kurum ve kuruluşlardan imza ve yazı örnekleri getirtilip, kanaat oluşturacak sayıda fatura temin edilerek faturalar üzerinde yer alan imza ve yazıların sanığa ve babası …’a aidiyeti hususunda bilirkişi incelemesi yaptırılmasından sonra, sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, eksik araştırma ile yazılı şekilde hükümler kurulması,
2- Kabule göre de;
5237 sayılı TCK’nin 53. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan haklardan sanığın sadece kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri yönünden koşullu salıverilme tarihine kadar uygulanması gerektiğinin gözetilmemesinin Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 29.11.2018 tarihinde oybirliği ile karar verildi.