Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2017/12420 E. 2018/9595 K. 27.11.2018 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/12420
KARAR NO : 2018/9595
KARAR TARİHİ : 27.11.2018

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Vergi Usul Kanununa muhalefet
HÜKÜM : Mahkumiyet

Sanık hakkında 2009 ve 2010 yıllarında sahte fatura düzenleme suçu ile 2010 takvim yılında sahte fatura kullanma suçundan verilen mahkumiyet hükümlerine yönelik sanığın temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulu‘nun 08.11.2018 tarihli 2018/427 Esas ve 2018/517 Karar sayılı ilamı ile sahte fatura düzenleme ve kullanma suçlarında suça konu faturaların, 213 sayılı VUK‘nin 230. maddesine göre yalnızca unsurlarının tespiti amacıyla incelenmesinde zorunluluk bulunmadığının anlaşılması; sanık hakkında temyiz incelemesi sebebiyle dairemizde bulunan … İnşaat Ltd. Şti adına sahte fatura düzenleme suçundan Ankara 22. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2012/926 E.- 2014/101 K. sayılı dosyası, sanığın kendi adına mükellefiyet kaydıyla düzenlenen sahte faturalar sebebiyle Ankara 3. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2010/670 E.- 2012/63 K. sayılı dosyası,…İnşaat Ltd. Şti. adına düzenlenen faturalar sebebiyle Ankara 4. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2013/1373 E.-2014/1051 K. sayılı dosyası, … Granit Mermer Ltd. Şt. adına düzenlenen faturalar sebebiyle Ankara 19. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2012/1547 E. – 2014/43 K. sayılı dosyası ve … Gıda Temizlik Ltd. Şti. adına düzenlenen faturalar sebebiyle Ankara 7. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2011/95 E – 2014/381 K. sayılı dosyalarının birlikte değerlendirilerek yapılan incelemesinde; sanığın muhtelif yıllarda farklı mükellefiyet kayıtları altında sahte fatura düzenleme suçlarını işlediğinden hakkında mahkumiyet kararları verildiği, her ne kadar sanık savunmasında sigorta kaydı yapılması amacıyla verdiği vekaletnameler ile adına şirketler kurulduğunu beyan etmişse de şirket adreslerinde yapılan yoklama tutanaklarında imzasının bulunduğu, değişik kişiler tarafından yapılan şirket hisse devir sözleşmelerini sanığın noterde bizzat imzalamak suretiyle gerçekleştirdiği, 2008-2009-2010 yıllarında farklı tarihlerde şirketler adına noterde işlemler yapan sanığın şirket kurma organizasyonları içerisinde yer aldığı anlaşıldığından sanığın atılı suçu işlediğine dair mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmediğinden tebliğnamede eksik inceleme sebebiyle bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.
5237 sayılı TCK’nin 53. maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile birlikte infaz aşamasında yeniden değerlendirilmesi mümkün görülmüştür .
Yapılan yargılamada, toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığa yüklenen suçun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonucuna uygun şekilde vasfı tayin, cezayı artırıcı ve azaltıcı sebebin nitelik ile derecesi takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre hükümde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA, 27.11.2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.