Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2018/1236 E. 2018/17444 K. 14.11.2018 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2018/1236
KARAR NO : 2018/17444
KARAR TARİHİ : 14.11.2018

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
HÜKÜMLER : Mahkumiyetlerine dair

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1) Sanık hakkında 6136 sayılı Kanun’a aykırılık suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanık hakkında hükmolunan hapis cezasına ilişkin olarak, Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas – 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı ibareler iptal edilmiş ise de, bu husus infaz aşamasında dikkate alınabileceğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre sanık müdafiinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün isteme uygun olarak ONANMASINA,
2) Sanık hakkında katılanı kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Suç tarihinden kısa bir süre önce evlenmiş olan katılanın düğün eğlencesi için çağrılan davetlilerle evlerinin bahçesinde kurulan kutlama çadırında bulunduğu esnada çadır dışından yapılan ateşle yaralandığı, meydana gelen yaralanmanın Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulunun 19.02.2014 tarihli ve 946 sayılı raporuna göre iyileşmesi olanağı bulunmayan bir hastalık niteliğinde olduğu gibi yaşamsal tehlikeye, hayat fonksiyonlarını orta (3) derecede etkileyecek nitelikte kemik kırığına ve yüzde sabit ize de neden olduğu;
Soruşturma kapsamında anlatımlarına başvurulan tanık beyanlarından katılanın komşusu olan sanığın ateş ettiğinin anlaşılması üzerine sanığın 14.10.2010 tarihinde Cumhuriyet savcılığı tarafından alınan savunmasında düğün yerinden silah atılınca kendisinin de … marka kurusıkıdan bozma mini tabanca ile ateş ettiğini bildirdiği;

Sanığın taraflara ait evi ayıran ve avlu dışından 2,00 mt., avlu içinden ise 1.50 mt. kadar olan bahçe duvarının dış kısmından ateş ettiğini, bu esnada sanığın kemer hizasından yukarısının göründüğünü, muhtemelen ayak altında yükselti sağlayacak bir cisim olduğunu beyan eden katılanın kardeşi tanık Emine’nin anlatımının aksine sanığın aşamalarda istikrarlı olarak kendilerine ait olan evin sekisinden ateş ettiğini ve kendisine ait silahtan çıkan mermilerden yaralanıp yaralanmadığını bilmediğini savunduğu,
Katılanın yaralanmasına neden olan mermi çekirdeğine ilişkin olarak … Tıp Fakültesi Hastanesinin 10.08.2011 tarihli ve 1867119 sayılı raporu ile mermi çekirdeğinin çıkarılmasının hastanın iyileşmesine katkı sağlamayacağı gibi yapılacak olan operasyonun hastanın mevcut kliniğini bozacağı gibi yaşamını tehlikeye sokacağı bildirilmiş olsa da… Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünün 08.11.2010 tarihli ve 2010/966 sayılı raporunda sağ el iç svabında atış artıkları tespit edilen sanığın kardeşinin sakladığı yerden ele geçirilen 8 mm çapındaki ses fişeklerine ait 3 adet kovanın sanığa ait olan ve 6136 sayılı Kanun kapsamında değerlendirilmesi gereken BLOW MİNİMOD 2003 marka tabanca ile atıldıklarının anlaşıldığının ve… Tıp Fakültesi Hastanesi raporunun dayanağı radyoloji raporunda katılana ait radyoloji raporunda 8 mm çaplı düzgün konturlu metalik cisme ait opasite izlendiğinin bildirildiği olayda;
a) Sanığın ailesi ile katılanın ailesi arasında 17 yıl kadar öncesine dayalı kız alıp verme meselesinden eski bir husumet bulunduğu, düğün eğlencesine çağrılı olmayan sanık …’nın alkol aldıktan sonra olay gecesi 23.30 sıralarında bitişik taşınmazın duvarının üzerinden kutlama çadırının kapalı tarafından kurusıkıdan bozma fişek atan tabanca ile ateş ettiği, katılanın bu atış sebebiyle Adli Tıp Kurumu raporunda belirtildiği şekilde yaralandığı, kolluk görevlilerince çizilen olay yeri krokisinde gösterilen yaklaşık 30 metre mesafede bulanan ev sekisinden atışın silahın etkili mesafesi olarak kabul edilemeyeceği, tanık beyanlarına ve tabancanın saptanan etkili mesafesine, katılanın yaralanma anında çadır içinde bulunduğu duruma nazaran; sanığın olası kast değil doğrudan yaralanma kastı ile hareket ettiği, çok önceye dayalı husumetin öldürmeyi gerektirecek şiddette olmadığı gibi kullanılan silahın özellikleri, etkili mesafesi engel sebep olmamasına karşın eylemini sürdürmemesi gibi olguların sanıkta öldürme kastını da göstermediği anlaşılmasına göre sanığın doğrudan kasıt ile katılanı silahla yaralama suçundan cezalandırılması yerine, eylemin olası kastla yaralama suçunu oluşturduğunun kabulü ile cezasında 5237 sayılı TCK’nin 21/2. maddesi uyarınca indirim yapılması,
b) TCK’nin 61. maddesi uyarınca temel cezanın belirlenmesi sırasında; suçun işleniş biçimi, suçun konusunun önem ve değeri, meydana gelen zararın ağırlığı ve sanığın kasta dayalı kusurunun ağırlığı göz önünde bulundurularak, üst sınıra yakın veya üst sınırdan ceza tayin edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,

c) Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas – 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafii ile katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerle 6723 sayılı Kanun’un 33.
maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 14.11.2018 gününde oy çokluğuyla karar verildi.

(Muhalif)
(Muhalif)

KARŞI OY

1. Suç tarihinde düğün eğlencesi yapılan katılan …’nin kurulan düğün çadırında sanık … tarafından kurusıkıdan bozma tabanca ile yaralandığı olaya ilişkin olarak Ankara Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğü raporunda “bu tür tabancalar ile ucunda kurşun küre bulunan 8 mm çapındaki özel şekil ve nitelikteki fişekler kullanılarak üzerine kot pantolon giydirilmiş insan vücuduna yakın özellik taşıyan balistik jele yaklaşık olarak 5-10 metre mesafeden yapılan atışlarda; mermi çekirdeği niteliği taşıyan kurşun kürenin kot pantolonu delerek balistik jele yaklaşık 11-12 cm. kadar girdiği, bu duruma göre de yakın mesafelerden yapılacak olan atışlar sonucunda isabet edilen bölgenin hassasiyetine bağlı olarak yaralayıcı ve öldürücü bir etkiye sahip olacağı” bildirilmiştir.
2. Suç tarihinde kolluk tarafından düzenlenen (B) no. lu özel krokide sanığın evi ile düğün eğlencesine katılanların bulunduğu yer arasında duvar olduğu belirtilmiş, bir kısım tanıklar sanığın evinin biraz alçakta bulunduğunu, bu nedenle sanığın evinin sekisinden ateş edildiği zaman aradaki duvar ve aradaki mesafe nedeniyle merminin geçmesinin olası olmadığını beyan etmiştir.
3. Düğün için kurulmuş ve içeriden aydınlatılmış olan çadır içerisinde bulunan kişilerin dışarıda bulunanlarca seçilip seçilemeyeceği konusunda dosyada farklı anlatımlar mevcuttur ve krokiye göre çadır ile duvarın arasındaki mesafe 7,88 mt. ve duvar ile seki arasındaki mesafe 22.50 mt. olarak ölçümlenmiştir.
3. Bu veriler ışığında;
Tarafların aileleri arasında önceye dayalı husumet bulunduğunun ve ailelerin görüşmediğinin anlaşılması,
Ankara Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğü raporunda (etkili atış mesafesine ilişkin olarak) yer verilen görüşler de dikkate alındığında sanığın savunduğu gibi yaklaşık 30 mt. mesafedeki evlerinin balkonundan ateş ederek eğlence çadırında bulunan bir kişiyi yaralamasını kabule imkan bulunmaması,
Bu halde netlik kazanan sanığın tarafların evlerini ayıran duvarın dış kısmından hedef gözeterek ateş ettiğini kabul zorunluluğu,
Suçta kullanılan silahın öldürmeye elverişli olması ve nihayet;
Katılanın isabet bölgesi dikkate alındığında sanığın kastının katılanı öldürmeye yönelik olduğunun kabulü ile “kasten öldürmeye teşebbüs” suçundan cezalandırılmasına karar verilmesi görüşü ile sayın çoğunluğun “doğrudan kastla yaralama yerine olası kastla yaralama suçundan hüküm kurulması” yönündeki bozma görüşüne katılmıyoruz.

Muhalif Üye Muhalif Üye
İsmail TAMER …